B14
1- Yaşamı Yaradan verir. Hiçbir insan yaşamı yaratamaz. İnsanlar yalnızca yaşamın oluşmasına vesile olabilirler. Bu nedenle başlayan her yaşam, Yaradan'ın emanetidir.
2- Emanet olan yaşama saygı gösteriniz. Ona keyfî biçimde müdahale etmeyiniz; onu değersizleştirmeyiniz ve haksız yere sonlandırmayınız.
3- Rahimde başlayan yaşamı koruyunuz. Çünkü o yaşamın geleceğini siz değil, Yaradan bilir.
4- Anne ile doğacak çocuğun yaşamı arasında ağır bir tehlike oluşursa, zararların en az olduğu yolu seçiniz. Bu konuda bilgi sahibi olanların görüşlerini alınız ve vicdanınızla hareket ediniz.
5- Eşlerinize sadık kalınız. Geçici arzular uğruna kalpleri kırmayınız ve aile düzenini bozmayınız. Güven üzerine kurulan yuvalar toplumun dayanağıdır. İhanet ise ayrılığa, kırgınlığa ve çocukların zarar görmesine yol açabilir. Nefsinizi kötülüğe yöneltmeyiniz ve günahlardan sakınınız. Çünkü kişi, yaptığı seçimlerle kendi yolunu belirler. Esenlikyurdu'na yönelenlerden olunuz; Azapyurdu'na götüren davranışlardan uzak durunuz.
6- Tecavüz eden kişi ağır bir suç işlemiştir. Sorumluluk bütünüyle faildedir. Tecavüz edene adalete uygun cezayı veriniz. Mağduru suçlamayınız, dışlamayınız ve ona yük yüklemeyiniz.
7- Tecavüz sonucu oluşan gebeliklerde mağduru koruyunuz. Ona baskı yapmayınız. Karar verilirken onun bedensel ve ruhsal durumunu dikkate alınız.
8- Aile bağına aykırı ilişkiler kurmayınız ve aile düzenini bozmayınız. Çünkü aile toplumun temelidir. Cinsel birlikteliği sorumluluk ve bağlılık içinde yaşayınız. Geçici arzular uğruna bedeninizi ve duygularınızı tüketmeyiniz. Cinsel birlikteliği evlilik bağı içinde yaşayınız ve evlilik bağı dışında cinsel ilişkiden sakınınız.
9- Çocuk sahibi olmak isteyen eşler, tıbbın sunduğu meşru imkânlardan yararlanabilirler. Ancak yaşamı ticarete dönüştürmeyiniz ve insanı ürün gibi görmeyiniz.
10- Çocukları seçilecek nesneler gibi değerlendirmeyiniz. Her yaşam Yaradan katında değerlidir.
11- Kadının bedenini ticaret konusu yapmayınız. Anneliği alınıp satılan bir hizmete dönüştürmeyiniz.
12- Dünyaya gelen her çocuğa değer veriniz. Onun hangi şartlarda doğduğuna değil, nasıl yetiştirileceğine önem veriniz.
13- Güçsüz olanı koruyunuz. Yardıma ihtiyacı olana destek olunuz. Çünkü merhamet, adaletin tamamlayıcısıdır.
14- Kararlarınızı öfkeyle değil bilgelikle veriniz. Korkuyla değil doğrulukla hükmediniz.
15- İnsan bedenine, canözüne ve yaşama emanet gözüyle bakınız. Çünkü bunların gerçek sahibi siz değilsiniz.
16- Unutmayınız ki Yaradan; zulmü değil adaleti, merhametsizliği değil şefkati, yıkımı değil yaşamı uygun görür.
BATDES – BİREY (B14) DETAYLI AÇIKLAMASI
B14 Bölümünün Genel Anlamı
B14'ün temel düşüncesi tek bir kavram etrafında şekillenir:
Yaşam bir emanettir.
Metin, bu ilkeyi yalnız doğumla sınırlamaz.
Yaşamın;
- başlangıcı,
- korunması,
- aile,
- cinsellik,
- çocuk,
- annelik,
- merhamet,
- adalet
hep bu emanet anlayışı içinde değerlendirilir.
Dolayısıyla bölüm, yalnız biyolojik yaşamı değil, insan onurunu ve ilişkilerini de korumaya çalışan bir ahlak çerçevesi sunar.
1. Madde
Yaşamı Yaradan verir. Hiçbir insan yaşamı yaratamaz. İnsanlar yalnızca yaşamın oluşmasına vesile olabilirler. Bu nedenle başlayan her yaşam, Yaradan'ın emanetidir.
Bu madde, bütün bölümün temelidir.
Metne göre insan;
doğumu başlatan mutlak güç değildir.
İnsan,
yaşamın oluşmasına katkı sunabilir,
fakat yaşamın nihai kaynağı değildir.
Bu nedenle başlayan her hayat,
kişilerin mülkü değil,
emanet olarak görülmektedir.
"Emanet" kavramı burada çok önemlidir.
Emanet;
korunması gereken,
keyfî biçimde kullanılmaması gereken,
hesabı verilecek bir sorumluluğu ifade eder.
2. Madde
Emanet olan yaşama saygı gösteriniz. Ona keyfî biçimde müdahale etmeyiniz; onu değersizleştirmeyiniz ve haksız yere sonlandırmayınız.
Bu madde, birinci ilkenin doğal sonucudur.
Eğer yaşam emanetse,
ona karşı yaklaşım da sorumluluk temelli olmalıdır.
Metin üç uyarıda bulunur:
- yaşamı küçümsememek,
- keyfî kararlarla ona zarar vermemek,
- haksız yere sona erdirmemek.
Buradaki "haksız yere" ifadesi önemlidir; metin, yaşam hakkında verilecek kararların gelişigüzel değil, ciddi bir ahlaki değerlendirmeyle ele alınması gerektiğini ima eder.
3. Madde
Rahimde başlayan yaşamı koruyunuz. Çünkü o yaşamın geleceğini siz değil, Yaradan bilir.
Bu madde, doğum öncesi döneme odaklanır.
Metne göre rahimde başlayan yaşam da korunması gereken bir değerdir.
Gerekçe ise geleceğin insanlar tarafından tam olarak bilinemeyeceği düşüncesidir.
Bu ifade, insan bilgisinin sınırlı olduğu, nihai bilginin ise Yaradan'a ait olduğu anlayışını yansıtır.
4. Madde
Anne ile doğacak çocuğun yaşamı arasında ağır bir tehlike oluşursa, zararların en az olduğu yolu seçiniz. Bu konuda bilgi sahibi olanların görüşlerini alınız ve vicdanınızla hareket ediniz.
Bu madde, bölümün en dikkat çekici dengelerinden birini kurar.
Metin, zor tıbbi durumlarda tek cümlelik mutlak bir çözüm sunmaz.
Bunun yerine üç ilke önerir:
- zararları en aza indirmeye çalışmak,
- uzman bilgiye başvurmak,
- vicdani değerlendirme yapmak.
Bu yaklaşım, kararın kolay olmadığını kabul eder ve bireyin hem bilgiye hem de ahlaki sorumluluğa dayanarak hareket etmesini öğütler.
5. Madde
Eşlerinize sadık kalınız...
Bu madde aile kurumuna yöneliktir.
Sadakat yalnız bireysel bir erdem olarak değil,
aileyi,
eşleri,
çocukları,
toplumu
koruyan bir ilke olarak sunulur.
Metin, ihanetin yalnız iki kişi arasındaki güveni değil, aile yapısını da zedeleyebileceğini vurgular.
Ayrıca burada özgür irade ile sonuç arasındaki ilişki kurulmaktadır:
İnsan yaptığı seçimlerle kendi yolunu belirler.
6. Madde
Tecavüz eden kişi ağır bir suç işlemiştir... Mağduru suçlamayınız...
Bu madde, çok açık bir ahlaki ilke ortaya koyar.
Metne göre:
- sorumluluk bütünüyle faildedir,
- mağdur suçlanmamalıdır,
- mağdur dışlanmamalıdır.
Bu yaklaşım, suçun yükünü mağdura yükleyen anlayışları reddeder ve adaletin fail üzerinde yoğunlaşması gerektiğini savunur.
7. Madde
Tecavüz sonucu oluşan gebeliklerde mağduru koruyunuz...
Bu madde, önceki ilkenin devamıdır.
Metin, mağdurun yalnız fiziksel değil, ruhsal durumunun da dikkate alınmasını ister.
Ayrıca baskı yapılmaması gerektiği vurgulanır.
Bu ifade, zor ve travmatik durumlarda kişinin insani onurunun korunmasını öne çıkarır.
8. Madde
Aile bağına aykırı ilişkiler kurmayınız...
Bu madde, BATDES'in cinsellik anlayışını açıklar.
Metne göre cinsellik;
yalnız arzuya dayalı bir eylem değil,
sorumluluk,
bağlılık
ve
aile düzeniyle bağlantılıdır.
Bu nedenle evlilik bağı içinde yaşanması öğütlenir.
Metin, aileyi toplumun temel kurumu olarak görür.
9. Madde
Çocuk sahibi olmak isteyen eşler, tıbbın sunduğu meşru imkânlardan yararlanabilirler...
Bu madde, modern tıbbın sunduğu yardımcı üreme yöntemlerine belirli şartlarla olumlu yaklaşır.
Ancak iki sınır çizer:
- insan yaşamı ticarete dönüşmemelidir,
- insan bir ürün gibi görülmemelidir.
Böylece teknolojiye tamamen karşı çıkılmaz; fakat etik sınırlar vurgulanır.
10. Madde
Çocukları seçilecek nesneler gibi değerlendirmeyiniz. Her yaşam Yaradan katında değerlidir.
Bu madde, insan değerinin seçicilik üzerinden belirlenemeyeceğini ifade eder.
Metne göre yaşamın değeri;
cinsiyete,
özelliğe,
beklentiye
göre değişmez.
Her çocuk aynı temel değere sahiptir.
11. Madde
Kadının bedenini ticaret konusu yapmayınız. Anneliği alınıp satılan bir hizmete dönüştürmeyiniz.
Bu madde, bedenin ve anneliğin metalaştırılmasına karşı bir uyarı niteliğindedir.
Temel ilke şudur:
İnsan bedeni ekonomik kazanç sağlayan bir nesneye indirgenmemelidir.
Bu düşünce, insan onurunun korunmasını amaçlar.
12. Madde
Dünyaya gelen her çocuğa değer veriniz...
Bu madde, doğum şartlarından bağımsız olarak her çocuğun saygıya değer olduğunu vurgular.
Metin, çocuğun geçmişinden çok geleceğine odaklanır.
Asıl önemli olanın,
çocuğun nasıl yetiştirileceği olduğu belirtilir.
13. Madde
Güçsüz olanı koruyunuz... Çünkü merhamet, adaletin tamamlayıcısıdır.
Bu cümle, bölümün en güçlü ahlaki ilkelerinden biridir.
Adalet,
yalnız ceza vermek değildir.
Merhamet,
adaletin insanı koruyan yönüdür.
Metne göre ikisi birbirini tamamlar.
14. Madde
Kararlarınızı öfkeyle değil bilgelikle veriniz...
Bu madde, karar verme ahlakını anlatır.
Öfke,
korku,
acelecilik
yerine;
bilgelik,
doğruluk,
sağduyu
önerilmektedir.
Bu ilke, yalnız aile hayatı için değil, bütün insan ilişkileri için geçerlidir.
15. Madde
İnsan bedenine, canözüne ve yaşama emanet gözüyle bakınız...
Bu madde, ilk maddeye geri dönüş yapar.
Beden,
ruh,
yaşam
kişinin mutlak mülkü değildir.
Onlar korunması gereken emanetlerdir.
Böylece bölüm, başta ortaya koyduğu ana ilkeyi yeniden pekiştirir.
16. Madde
Unutmayınız ki Yaradan; zulmü değil adaleti, merhametsizliği değil şefkati, yıkımı değil yaşamı uygun görür.
Bölüm bu güçlü karşılaştırmalarla sona erer.
Üç temel tercih sunulur:
- zulüm ↔ adalet,
- merhametsizlik ↔ şefkat,
- yıkım ↔ yaşam.
Metin, Yaradan'ın tercihinin her zaman ikinci tarafta olduğunu ifade ederek bütün bölümü özetler.
B14 Bölümünün Öğretisel Önemi
B14, BATDES'in yaşam ve insan onuru anlayışını sistemli biçimde ortaya koyan temel bölümlerden biridir. Bu bölümden şu ilkeler öne çıkar:
- Yaşam, Yaradan'ın emaneti olarak görülür ve korunması gereken temel bir değer kabul edilir.
- Zor ve istisnai durumlarda karar verilirken bilgi, vicdan ve zararların en aza indirilmesi ilkeleri birlikte değerlendirilmelidir.
- Aile, sadakat ve sorumluluk üzerine kurulu temel bir toplumsal kurum olarak ele alınır.
- Tecavüz, ağır bir suç olarak tanımlanır; sorumluluğun bütünüyle faile ait olduğu, mağdurun ise korunması ve suçlanmaması gerektiği vurgulanır.
- Çocuklar, kadınlar ve güçsüz durumdaki bireyler insan onuru bakımından korunması gereken kişiler olarak görülür; insan bedeninin ve yaşamın ticari bir nesneye dönüştürülmesine karşı çıkılır.
- Merhamet ile adaletin birbirini tamamlayan iki temel ahlaki ilke olduğu ifade edilir.
B14 Bölümünün Genel Özeti
B14, BATDES'te yaşamın kutsallığını ve insan onurunu merkeze alan kapsamlı bir ahlak öğretisi sunar. Metne göre yaşam, Yaradan'ın emanetidir ve keyfî biçimde değersizleştirilemez veya haksız yere sonlandırılamaz. Bölüm; aile sadakati, cinsel sorumluluk, çocukların korunması, mağdurların desteklenmesi ve güçsüzlerin gözetilmesi gibi konuları bu emanet anlayışı çerçevesinde ele alır. Zor karar gerektiren durumlarda bilgiye, vicdana ve en az zararı gözetme ilkesine başvurulması öğütlenirken, tecavüz gibi ağır suçlarda sorumluluğun tamamen failde olduğu açıkça belirtilir. Son olarak, Yaradan'ın zulmü değil adaleti, merhametsizliği değil şefkati ve yıkımı değil yaşamı uygun gördüğü vurgulanarak bölüm tamamlanır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dilerseniz düşüncelerinizi ve sorularınızı aşağıdaki yorum kısmına bırakabilirsiniz.