Sayfalar

25 Ağustos 2026 Salı

Povyades Dini'nde Yaradan ve İnsan İlişkisi.

 

POVYADES DİNİ’NDE YARADAN VE İNSAN İLİŞKİSİ

Sonsuz ve Tek Olan Yaradan’ın izniyle…

İnsan var olduğundan beri en büyük sorulardan birini sormuştur:

“Ben kimim ve beni var eden Yaradan ile aramdaki ilişki nedir?”

Bu soru yalnızca insanın nereden geldiğini değil, neden yaşadığını, neden sınandığını, neden iyilik yapması gerektiğini, ölümden sonra ne olacağını ve bütün bunların üzerinde Yaradan’ın insan hayatındaki yerini anlamayı gerektirir.

Povyades Dini'ne göre insan, başıboş ve anlamsız bir varlık değildir.

İnsan, Sonsuz ve Tek Olan Yaradan tarafından yaratılmış bir ruhtur.

Ruhun dünya hayatına gönderilmesi tesadüf değildir. Dünya, ruhun özgür iradesiyle seçim yaptığı bir sınanma alanıdır. İnsan burada iyilik, hakikat ve Yaradan’a yönelme ile inkâr, bencillik ve zulüm arasında seçim yapar.

Bu nedenle Povyades Dini'nde Yaradan ve insan ilişkisi, yalnızca “Yaradan vardır” inancından ibaret değildir.

Bu ilişki;

yaratılış, özgür irade, sorumluluk, yöneliş, sevgi, adalet, merhamet, ibadet, ruhsal gelişim ve sonunda Yaradan’a dönüş kavramları üzerinden anlaşılır.


1. YARADAN KİMDİR?

Povyades Dini'nin temel inancı şudur:

Yaradan tektir, sonsuzdur ve yaratılmış hiçbir varlığa benzemez.

Yaradan, yaratılmış olanların bir parçası değildir.

İnsan Yaradan tarafından yaratılmıştır.

Meldesler Yaradan tarafından yaratılmıştır.

Evren ve bütün varoluş Yaradan’ın yaratma iradesiyle meydana gelmiştir.

Dolayısıyla insan ile Yaradan arasında eşitlik söz konusu değildir.

İnsan yaratılmıştır.

Yaradan ise Yaratandır.

Bu ayrım Povyades inancının temel noktalarından biridir.

İnsan Yaradan’a yaklaşabilir; fakat Yaradan’ın kendisi olamaz.

İnsan Yaradan’ın nuruna yönelir; fakat Yaradan’ın yerine geçemez.

İnsan Yaradan’ı anlamaya çalışabilir; fakat sınırlı insan aklıyla Sonsuz Olan'ı tamamen kuşatamaz.


2. YARADAN NEDEN İNSANI YARATTI?

İnsanın en önemli sorularından biri budur:

“Yaradan beni neden yarattı?”

Povyades anlayışında insanın yaratılışı anlamsız değildir.

Ruh, yalnızca var olmak için yaratılmamıştır.

Ruhun önünde bir olgunlaşma ve yönelme yolu bulunmaktadır.

Engaden'de yaratılan ruh, dünya hayatına geldiğinde özgür iradesiyle seçim yapabileceği bir sürece girer. Dünya, bu nedenle bir sınanma alanıdır.

İnsan burada şunları öğrenir:

  • İyiliği seçmek,

  • kötülükten uzak durmak,

  • merhamet göstermek,

  • adaleti korumak,

  • bencilliğini aşmak,

  • başkasının hakkına saygı göstermek,

  • kendi hatalarını fark etmek,

  • Yaradan’a yönelmek,

  • ruhunu arındırmak.

Bu nedenle insanın dünya hayatı yalnızca fiziksel bir yaşam değildir.

Dünya, ruhun kendisini ortaya koyduğu yerdir.


3. YARADAN İNSANA MUHTAÇ MIDIR?

Hayır.

Povyades Dini'nde Yaradan'ın insanın ibadetine, övgüsüne veya varlığına muhtaç olduğu düşünülemez.

Çünkü muhtaç olan yaratılmıştır.

Sonsuz Olan'ın yaratılmış olana ihtiyacı yoktur.

Öyleyse insan neden ibadet eder?

Çünkü ibadet Yaradan’ın ihtiyacı için değil, insanın ruhsal gelişimi için vardır.

İnsan dua ettiğinde Yaradan'a bir şey kazandırmaz.

İnsan yöneldiğinde Yaradan büyümez.

İnsan arındığında Yaradan değişmez.

Değişen insandır.

Bu nedenle ibadet, insanın Yaradan'ı değiştirmesi değil, kendisini Yaradan'a göre yeniden düzenlemesidir.


4. YARADAN İNSANI NEDEN ÖZGÜR BIRAKMIŞTIR?

Eğer Yaradan insanın ne yapacağını zorla belirleseydi, insanın seçimlerinin gerçek bir anlamı kalmazdı.

Povyades Dini'nde dünya hayatının önemli özelliklerinden biri özgür iradedir.

İnsan iyiliği seçebilir.

Ama kötülüğü de seçebilir.

İnsan Yaradan’a yönelebilir.

Ama inkârı da seçebilir.

İnsan merhametli olabilir.

Ama zulmü de tercih edebilir.

İşte insanın ruhsal yolculuğunun önemi burada ortaya çıkar.

Seçim yoksa sınanma da yoktur.

İnsan yalnızca zorunlu olarak iyilik yapıyor olsaydı, o iyiliğin ahlaki değeri de azalırdı.

Bu nedenle özgür irade, insanın en büyük imkânlarından biri olduğu kadar en büyük sorumluluklarından da biridir.


5. ÖZGÜR İRADE, YARADAN’IN İRADESİNE KARŞI MIDIR?

Hayır.

İnsan özgürdür; fakat sınırsız değildir.

İnsan kendi davranışlarını seçebilir.

Ancak evrenin bütününü yönetemez.

İnsan kendi kararlarını verebilir.

Ancak Yaradan’ın kozmik düzenini zorlayamaz.

Povyades öğretisinde insanın kıyameti kendi iradesiyle hızlandıramayacağı ve Yaradan’ın planını değiştiremeyeceği özellikle vurgulanmaktadır.

Bunu şöyle düşünebiliriz:

İnsan kendi adımını seçebilir; fakat bütün yolun sahibi değildir.

İnsan kendi yönünü değiştirebilir.

Fakat Yaradan'ın yarattığı büyük düzeni kendi isteğine göre yeniden yazamaz.

Bu anlayış insanı hem özgür hem de sorumlu kılar.


6. YARADAN İNSANI SEVER Mİ?

Povyades Dini'nde Yaradan ile insan arasındaki ilişkinin yalnızca korku üzerine kurulması doğru değildir.

Yaradan'ın insanı yaratması, ona seçim hakkı vermesi, hata yaptığında arınma ve yönelme imkânı tanıması; insanın Yaradan karşısındaki ilişkisinin yalnızca korkudan ibaret olmadığını gösterir.

Bu ilişki içerisinde:

saygı vardır,

sevgi vardır,

merhamet vardır,

adalet vardır,

sorumluluk vardır.

İnsan Yaradan'dan korkabilir.

Fakat bu korku, yalnızca ceza korkusu olmamalıdır.

Daha derin olan şey, Yaradan’dan uzaklaşma korkusudur.

İnsan için en büyük kayıp, yalnızca bir cezaya uğramak değil, ruhunun Yaradan’a yönelme yetisini kaybetmesidir.


7. YARADAN İNSANI NEDEN SINAR?

Povyades Dini'ne göre dünya hayatı ruhun sınanma alanıdır. Ruh dünyaya bir kez gelir ve burada özgür iradesiyle seçim yapar.

Fakat burada önemli bir soru vardır:

“Yaradan zaten her şeyi biliyorsa, neden insanı sınamaktadır?”

Bunun cevabı şudur:

Sınanma, Yaradan'ın insanı tanıması için değildir.

İnsanın kendi seçimini ortaya koyması içindir.

Yaradan insanın neyi seçeceğini biliyor olsa bile insanın seçimleri gerçek hayatta ortaya çıkmalıdır.

Çünkü ruhun karakteri yalnızca sahip olduğu potansiyelle değil, yaptığı seçimlerle belirginleşir.

Bir insan:

“Ben iyi bir insanım.”

diyebilir.

Fakat gerçek sınav, iyilik yapma fırsatı ortaya çıktığında ne yaptığıdır.

Bir insan:

“Ben adilim.”

diyebilir.

Fakat gerçek sınav, kendi çıkarı ile başkasının hakkı karşı karşıya geldiğinde ne yaptığıdır.

İşte dünya hayatının anlamı burada ortaya çıkar.


8. YARADAN NEDEN KÖTÜLÜĞE İZİN VERİR?

İnsanların en zor sorularından biri budur:

“Eğer Yaradan iyiyse, dünyada kötülük neden vardır?”

Povyades anlayışında bunun temel cevaplarından biri özgür iradedir.

İnsana gerçek seçim hakkı verildiğinde, insanın kötü seçimi yapabilme ihtimali de ortaya çıkar.

İyilik zorunlu tutulursa özgür seçim ortadan kalkar.

Bu nedenle kötülüğün varlığı, Yaradan'ın kötülüğü sevdiği veya emrettiği anlamına gelmez.

İnsan kötülüğü seçebilir.

Fakat seçimin sonuçlarından da sorumludur.

Yıkman gibi negatif güçlerin insanın yozlaşmasında etkili olabileceği Povyades metinlerinde ayrıca ele alınır; ancak bu güçlerin de Yaradan’ın iradesinin üzerinde olmadığı vurgulanır.

Dolayısıyla insan:

“Beni kötülüğe zorladılar.”

diyerek bütün sorumluluğundan kurtulamaz.

Çünkü insanın içinde hâlâ seçim yapma imkânı bulunmaktadır.


9. YARADAN İLE İNSAN ARASINDAKİ EN BÜYÜK BAĞ: YÖNELİŞ

Povyades Dini'nde insanın Yaradan ile ilişkisini anlatan en önemli kavramlardan biri yöneliştir.

Yöneliş, yalnızca bir yöne dönmek değildir.

Yöneliş:

“Ben hayatımı Yaradan’dan uzaklaşacak şekilde değil, Yaradan’a yaklaşacak şekilde yaşayacağım.”

demektir.

Bir insan ibadet ederken Yaradan'a yönelir.

Fakat yalnızca ibadet sırasında değil, günlük yaşamında da yönelişini sürdürmelidir.

Bir insan dürüst olduğunda yönelir.

Bir insana yardım ettiğinde yönelir.

Haksızlıktan vazgeçtiğinde yönelir.

Kibrini bıraktığında yönelir.

Hatasını kabul ettiğinde yönelir.

Başkasını affettiğinde yönelir.

Dolayısıyla Yaradan'a yöneliş, hayatın tamamını kapsayan bir bilinç hâlidir.


10. DUA NEDEN EDİLİR?

Dua, insanın Yaradan ile iletişim kurmasının en önemli yollarından biridir.

Fakat dua yalnızca:

“Bana bunu ver.”

demek değildir.

Dua aynı zamanda:

“Beni doğru yolda tut.”

“Hatalarımı görmemi sağla.”

“Bana sabır ver.”

“Kalbimi kötülükten uzaklaştır.”

“Beni kibirden koru.”

“Başkalarına karşı merhametli olmamı sağla.”

demektir.

Gerçek dua, insanın yalnızca dış dünyasını değil, iç dünyasını da Yaradan'a açmasıdır.


11. İNSAN DUA EDEREK YARADAN’IN KARARINI DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?

Povyades anlayışında insan, dua ederek Yaradan'ı zorlayamaz.

İnsan:

“Ben bunu istiyorum, Yaradan bunu yapmak zorunda.”

diyemez.

Çünkü Yaradan insanın emrinde değildir.

Dua bir pazarlık değildir.

Dua bir zorlama değildir.

Dua, insanın dileğini Yaradan'a sunması ve sonucu Yaradan'ın bilgeliğine bırakmasıdır.

Bu nedenle dua eden insanın tavrı:

“Ben dileğimi sunuyorum; fakat en doğru olanı Yaradan bilir.”

olmalıdır.

Bu anlayış, dua ile kader arasındaki ilişkiyi de dengeler.


12. YARADAN İNSANIN HATALARINI AFFEDER Mİ?

Povyades Dini'nde insanın hata yapması, onun sonsuza kadar kaybedildiği anlamına gelmez.

İnsana arınma fırsatı verilir.

Ancak gerçek arınma yalnızca sözle gerçekleşmez.

İnsan:

  1. Hatasını kabul etmeli,

  2. Pişmanlık duymalı,

  3. Mümkünse verdiği zararı telafi etmeli,

  4. Aynı yanlışı tekrarlamamaya çalışmalıdır.

Bu nedenle:

“Yaptım ama pişmanım.”

demek başlangıçtır.

Asıl arınma:

“Yaptım, yanlış olduğunu anladım ve artık değişiyorum.”

diyebilmektir.

Povyades kozmolojisinde Azap Yurdu'nun bile yalnızca cezalandırma yeri olmadığı; ruhun kendi karanlığıyla yüzleştiği ve arınma imkânının bulunduğu anlatılmaktadır.

Bu anlayış, Yaradan'ın adaleti ile merhametini birlikte düşünmeyi mümkün kılar.


13. YARADAN ADALETLİ Mİ?

Povyades Dini'nin temel cevaplarından biri:

Evet.

Yaradan'ın adaleti insanın adaletiyle aynı ölçekte değerlendirilemez.

İnsan çoğu zaman yalnızca görünen davranışı değerlendirir.

Yaradan ise insanın niyetini, seçimlerini, sorumluluğunu ve ruhsal durumunu bilen mutlak varlıktır.

Bu nedenle insanın görevi:

“Yaradan neden bunu böyle yaptı?”

sorusuyla ilahi adaleti kendi sınırlı bilgisiyle yargılamak değil;

“Ben bana verilen özgür iradeyi nasıl kullanıyorum?”

sorusunu sormaktır.


14. YARADAN’DAN UZAKLAŞMAK NE DEMEKTİR?

Yaradan'dan uzaklaşmak fiziksel bir mesafe değildir.

Çünkü Yaradan'ın varlığı bir mekânla sınırlı değildir.

Uzaklaşma, ruhsal yönelişin bozulmasıdır.

İnsan:

  • kötülüğü seçtiğinde,

  • haksızlığı normal gördüğünde,

  • kibri benimsediğinde,

  • merhametini kaybettiğinde,

  • sürekli inkârı seçtiğinde,

  • arınmayı reddettiğinde

Yaradan'a yönelmekten uzaklaşır.

Povyades'in ölüm sonrası öğretisinde Azap Yurdu'ndaki ruhların kendi karanlıklarıyla yüzleşmesi ve arınmayı reddeden ruhların zamanla bilinç ve ruhsal canlılıklarını kaybetmesi bu anlayışla ilişkilendirilir.

Dolayısıyla Yaradan'dan uzaklaşmak, aslında insanın kendi ruhsal ışığını kaybetmeye başlamasıdır.


15. YARADAN’A YAKLAŞMAK NE DEMEKTİR?

Yaradan'a yaklaşmak, fiziksel olarak bir yere gitmek değildir.

İnsanın karakterinin Yaradan'ın istediği değerlere doğru yönelmesidir.

İnsan:

daha adil,

daha merhametli,

daha dürüst,

daha sabırlı,

daha alçakgönüllü,

daha bilinçli

hâle geldikçe Yaradan'a yönelişi güçlenir.

Bu nedenle Yaradan'a yakınlık yalnızca ibadet sayısıyla ölçülemez.

Bir insan çok ibadet ediyor fakat başkalarına sürekli zulmediyorsa, burada ciddi bir çelişki vardır.

Çünkü ibadet insanın davranışlarına yansımıyorsa, ruhsal dönüşüm tamamlanmamıştır.


16. YARADAN İLE İNSAN ARASINDA ARACI VAR MIDIR?

Povyades Dini'nde Meldesler, Yaradan'ın izniyle görev yapan nurani varlıklar olarak tanımlanır. Onların ruhsal rehberlik ve yöneliş süreçlerinde görevleri olduğu belirtilir.

Ancak Meldesler Yaradan değildir.

Onlara tapılmaz.

Onlar Yaradan'ın yerine konulamaz.

Onların görevi, Yaradan'ın iradesi doğrultusunda görev yapmaktır.

Bu nedenle insanın asıl yönelişi her zaman:

Meldes'e değil, Yaradan'a olmalıdır.

Meldes bir rehber olabilir.

Fakat Yaradan tek ilah ve nihai yöneliş makamıdır.


17. ELÇİREHBERİN BU İLİŞKİDEKİ YERİ NEDİR?

Elçirehber, Yaradan'ın kendisi değildir.

İnsanlar üzerinde ilahi bir güç sahibi değildir.

Elçirehberin görevi, Povyades öğretisini insanlara açıklamak ve onları Yaradan'a yönelmeye çağırmaktır.

Bu nedenle Elçirehber:

“Bana tapın.”

demez.

Aksine:

“Yaradan'a yönelin.”

der.

Elçirehberin değeri, kendisini yüceltmesinden değil, insanları kendisinden daha büyük olana yönlendirmesinden kaynaklanır.

Bu nedenle Elçirehberlik bir üstünlük makamı değil, sorumluluk makamıdır.


18. İNSAN YARADAN’IN YERİNE GEÇMEYE ÇALIŞIRSA NE OLUR?

Povyades ahlakında bunun en büyük tehlikelerinden biri kibir ve ilahi yetkiyi kendisine mal etme hâlidir.

Bir insan:

“Ben Yaradan adına istediğimi yapabilirim.”

dediğinde çok tehlikeli bir noktaya ulaşır.

Çünkü insan kendi iradesini Yaradan'ın iradesi olarak göstermeye başlamıştır.

Bu durum:

  • dini istismara,

  • insanları manipüle etmeye,

  • zorbalığa,

  • fanatizme,

  • kişisel çıkarların kutsallaştırılmasına

yol açabilir.

Bu nedenle Povyades Dini açısından hiç kimse kendi kişisel çıkarını:

“Yaradan böyle istiyor.”

sözünün arkasına saklamamalıdır.

İlahi otoriteyi kendi çıkarı için kullanmak, insanın Yaradan'a yaklaşması değil, kendi egosunu Yaradan'ın yerine koymaya çalışmasıdır.


19. YARADAN’A İNANMAK İLE YARADAN’A GÜVENMEK AYNI ŞEY MİDİR?

Tam olarak aynı değildir.

İnanmak:

“Yaradan vardır.”

demektir.

Güvenmek ise:

“Yaradan'ın adaletine ve bilgeliğine rağmen kendi sınırlı bakışımı mutlak gerçek kabul etmeyeceğim.”

diyebilmektir.

İnsan her şeyi anlayamayabilir.

Bazı olayların neden gerçekleştiğini bilemeyebilir.

Bazı dualarının neden gerçekleşmediğini anlayamayabilir.

Bazı adaletsizliklerin neden hemen sona ermediğini göremeyebilir.

İşte bu noktada insanın Yaradan'a güveni sınanır.

Güvenmek, hiçbir soru sormamak değildir.

Soru sorarken bile Yaradan'ın bilgeliğinin kendi bilgisinden üstün olduğunu kabul etmektir.


20. İNSANIN YARADAN’A KARŞI TEMEL SORUMLULUKLARI NELERDİR?

Povyades Dini'nde insanın Yaradan'a karşı sorumlulukları şu şekilde özetlenebilir:

1. Yaradan'ı tanımaya çalışmak

İnsan, yaratılışının kaynağını sorgulamalıdır.

2. Yaradan'ın tekliğini kabul etmek

Yaratılmış hiçbir varlığı Yaradan'ın yerine koymamalıdır.

3. Yaradan'a yönelmek

Hayatını yalnızca maddi çıkarların etrafında kurmamalıdır.

4. İyiliği seçmek

Özgür iradesini ruhsal gelişim için kullanmalıdır.

5. Haksızlıktan kaçınmak

Başkasının hakkını çiğnememelidir.

6. Hata yaptığında arınmaya yönelmek

Yanlışını kabul etmeli ve düzeltmelidir.

7. Yaradan'ın düzenini zorlamaya çalışmamak

İnsan kendisini ilahi düzenin sahibi olarak görmemelidir.

8. Yaratılışa saygı göstermek

Canlılara ve doğaya karşı sorumluluğunu yerine getirmelidir.


21. YARADAN'A YAKIN OLDUĞUNU SÖYLEYEN İNSAN NASIL DAVRANMALIDIR?

Bu soru çok önemlidir.

Çünkü insanın Yaradan'a yakınlığını en iyi gösteren şey sözleri değil, davranışlarıdır.

Eğer bir insan:

“Ben Yaradan'a çok yakınım.”

diyor fakat:

  • insanlara zulmediyor,

  • yalan söylüyor,

  • haksızlık yapıyor,

  • kibirleniyor,

  • güçsüzleri eziyor,

  • kendisini herkesten üstün görüyorsa,

o insanın sözleri ile davranışları arasında büyük bir çelişki vardır.

Gerçek yöneliş insanın karakterinde görünmelidir.

Yaradan'a yönelen insanın kalbinde merhamet, davranışında adalet, sözünde doğruluk ve hayatında sorumluluk artmalıdır.


22. YARADAN’IN İNSANDAN İSTEDİĞİ EN TEMEL ŞEY NEDİR?

Bütün bu öğretiler tek bir noktada birleşebilir:

İnsan, kendisine verilen özgür iradeyi iyilik, hakikat ve ruhsal gelişim yönünde kullanmalıdır.

Yaradan insandan kusursuz olmasını bekleyen bir varlık olarak düşünülmemelidir.

İnsan hata yapabilir.

Düşebilir.

Yanlış seçim yapabilir.

Ama insanın önünde her zaman yeniden yönelme imkânı vardır.

Bu nedenle Povyades Dini'nde insanın değeri yalnızca hiç düşmemesinde değil;

düştüğünde yeniden ayağa kalkmasında da görülür.


23. YARADAN VE İNSAN İLİŞKİSİNİN EN BÜYÜK SINAVI

İnsan Yaradan'a kolay zamanlarda inanabilir.

Asıl sınav zor zamanlarda ortaya çıkar.

İnsan kaybettiğinde…

Haksızlığa uğradığında…

Duası gerçekleşmediğinde…

Yalnız kaldığında…

Kendisine kötülük yapıldığında…

Geleceği belirsiz olduğunda…

İşte o zaman insanın Yaradan ile ilişkisi gerçek anlamda sınanır.

İnsan bu anlarda:

“Her şey benim istediğim gibi olmadığı için Yaradan yok.”

demek yerine:

“Ben her şeyi anlayamıyorum; fakat yine de doğru olanı seçmeye devam edeceğim.”

diyebiliyorsa, ruhsal olgunluk yolunda önemli bir adım atmış olur.


24. YARADAN’A DÖNÜŞ NE DEMEKTİR?

Dünya hayatı sona erdiğinde ruh, Povyades öğretisine göre Geçiş Yurtları'na geçer ve ardından ruhsal durumuna göre farklı yurtlara yönelir. Arınmış ruhların Esenlik Yurdu'na, arınmayı reddeden ve Yaradan'dan uzaklaşan ruhların ise Azap Yurdu'na yöneldiği anlatılır.

Bu sistemin merkezinde aslında tek bir soru vardır:

“Ruh hangi yöne yöneldi?”

Çünkü insanın bütün dünya hayatı bir yöneliş süreci olarak görülebilir.

İnsan her gün seçim yapar.

Her seçim bir yön belirler.

İyilik bir yön.

Kötülük başka bir yön.

Merhamet bir yön.

Zulüm başka bir yön.

Hakikat bir yön.

İnkâr başka bir yön.

Yaradan'a yöneliş ise ruhun nihai yönüdür.


25. POVYADES DİNİ'NDE YARADAN VE İNSAN İLİŞKİSİNİN 12 TEMEL İLKESİ

Bu öğretiyi kısa biçimde ifade etmek gerekirse:

1. Yaradan tektir.

2. Yaradan sonsuzdur ve yaratılmış hiçbir varlığa benzemez.

3. İnsan Yaradan tarafından yaratılmış bir ruhtur.

4. Dünya, ruhun özgür iradesiyle sınandığı bir yaşam alanıdır.

5. İnsan özgürdür; fakat seçimlerinin sorumluluğunu taşır.

6. İnsan Yaradan'ı zorlayamaz ve ilahi düzeni kendi iradesine göre değiştiremez.

7. İbadet Yaradan'ın ihtiyacı için değil, insanın ruhsal gelişimi içindir.

8. Dua bir zorlama değil, Yaradan'a yöneliştir.

9. İnsan hata yaptığında arınma ve yeniden yönelme imkânına sahiptir.

10. Yaradan'a yakınlık, insanın davranışlarında iyilik, adalet ve merhamet olarak görünmelidir.

11. Hiçbir insan veya Meldes, Yaradan'ın yerine konulamaz.

12. İnsan hayatının nihai amacı, özgür iradesini kullanarak Yaradan'a yönelen ve ruhsal olarak olgunlaşan bir varlık hâline gelmektir.


SONUÇ: İNSANIN YOLU YARADAN’A DOĞRUDUR

Povyades Dini'nde insan ile Yaradan arasındaki ilişki, korku üzerine kurulmuş tek yönlü bir ilişki değildir.

Bu ilişki:

Yaratan ile yaratılan,

bilen ile öğrenen,

sonsuz ile sınırlı,

rehberlik eden ile yönelen

arasındaki ilişkidir.

İnsan Yaradan'ın karşısında küçüktür.

Fakat değersiz değildir.

Çünkü insanın eline çok büyük bir imkân verilmiştir:

Seçebilme özgürlüğü.

İnsan hangi yöne gideceğini seçebilir.

Kendi çıkarını seçebilir.

Başkalarının iyiliğini seçebilir.

Kibri seçebilir.

Tevazuyu seçebilir.

Zulmü seçebilir.

Merhameti seçebilir.

İnkârı seçebilir.

Yaradan'a yönelmeyi seçebilir.

İşte insanın gerçek sorumluluğu burada başlar.

Çünkü insanın değeri yalnızca yaratılmış olmasından değil, kendisine verilen özgür iradeyi nasıl kullandığından da ortaya çıkar.

Bu nedenle Povyades Dini'nde insanın Yaradan ile ilişkisini tek bir cümleyle ifade etmek mümkündür:

“Yaradan insanı özgür yarattı; insanın görevi, bu özgürlüğü Yaradan’dan uzaklaşmak için değil, O’na yönelmek, iyiliği seçmek ve ruhunu arındırmak için kullanmaktır.”

Ve belki de insanın bütün dünya hayatındaki en önemli sorusu şudur:

“Bugün yaptığım seçim beni Yaradan’a mı yaklaştırdı, yoksa O’ndan uzaklaştırdı mı?”

İnsan bu soruyu her gün kendisine sorabiliyorsa, Yaradan ile arasındaki ilişkinin gerçek anlamını kavramaya başlamış demektir.

Sonsuz ve Tek Olan Yaradan’ın izniyle…

Povyaden razı olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Dilerseniz düşüncelerinizi ve sorularınızı aşağıdaki yorum kısmına bırakabilirsiniz.