E6
1- Yaradan, Evreni amaçsız yaratmadı. Bütün yaratılış, Yaradan'ın belirlediği büyük planın gerçekleşmesi için var edildi.
2- İnsan, Evren içinde küçük görünse de sorumluluğu büyük olan bilinçli varlıklardan biridir.
3- Meldesler, Cinnesler ve insanlar, kendilerine verilen görevler doğrultusunda Evren düzeninde farklı görevler üstlenirler.
4- Hiçbir bilinçli varlık, Yaradan'ın düzeninden bağımsız değildir.
5- İnsan, Evreni inceleyerek Yaradan'ın kudretini daha iyi anlayabilir; ancak yaratılışın bütün sırlarına ulaşamaz.
6- Evren, Sonsuzluk düzeninden ayrı olarak belirli bir başlangıcı ve sonu bulunan bir sınav sistemidir.
7- Son Gün geldiğinde Evren, Yaradan'ın belirlediği biçimde görevini tamamlayacaktır.
8- Evren sona erse de Yaradan'ın sonsuz düzeni sona ermez. Sonsuzluk yurtları varlığını sürdürmeye devam eder.
9- Evrenin sonu bir yok oluş değil, Yaradan'ın belirlediği yaratılış planının tamamlanışıdır.
10- Yaradan'ın kurduğu düzen eksiksizdir. İnsan, Evreni tanıdıkça kendi sorumluluğunu ve Yaradan'ın büyüklüğünü daha iyi kavrar.
BATDES – EVREN (E6) AÇIKLAMASI
Yaratılışın Büyük Amacı
Batdes öğretisine göre Povyaden, Evren'i rastlantı sonucu oluşmuş geçici bir yapı olarak yaratmamıştır. Evren'in var oluşunun arkasında ilahî bir irade, kusursuz bir plan ve belirlenmiş bir amaç bulunmaktadır. Yaratılan her gök cismi, her doğa yasası, her canlı ve her bilinçli varlık bu büyük planın bir parçasıdır.
Evren, yalnızca maddelerin ve enerjinin bulunduğu geniş bir alan değildir. Aynı zamanda bilinçli varlıkların gelişeceği, seçimler yapacağı, sorumluluk üstleneceği ve Yaradan'ı tanıyacağı bir yaratılış düzenidir.
Batdes'e göre yaratılışın amacı, yalnızca var olmak değil; ilahî düzen içinde anlamlı bir yaşam sürmek ve Povyaden'in bilgeliğini kavramaya çalışmaktır.
İnsanın Evren İçindeki Yeri
İnsan, Evren'in büyüklüğü karşısında fiziksel olarak son derece küçük bir varlık gibi görünür. Milyarlarca yıldızın ve sayısız galaksinin bulunduğu Evren'de Dünya bile küçük bir noktadır.
Ancak Batdes öğretisine göre insanın değeri, büyüklüğünden değil; bilincinden, aklından ve sorumluluğundan kaynaklanır.
Povyaden insana;
düşünme yeteneği,
akıl yürütme gücü,
vicdan,
öğrenme arzusu,
doğru ile yanlışı ayırt edebilme kabiliyeti
vermiştir.
Bu özellikler sayesinde insan, yalnızca yaşayan bir canlı değil; yaptığı seçimlerden sorumlu bilinçli bir varlıktır.
İnsan, Evren'i inceleme ve anlama yeteneğine sahip olduğu için diğer birçok canlıdan farklı bir sorumluluk taşır.
Bilinçli Varlıkların Görevleri
Batdes öğretisinde yalnızca insanlar değil, Meldesler ve Cinnesler de bilinç sahibi varlıklardır.
Ancak her bilinçli varlığa aynı görev verilmemiştir.
Meldesler, Povyaden'in belirlediği düzen doğrultusunda görev yapan, yaratılış planının uygulanmasına hizmet eden ilahî görevlilerdir. Onlar, kendilerine verilen görevleri eksiksiz yerine getirir ve yaratılış düzeninin korunmasına katkı sağlarlar.
Cinnesler, özgür iradeye sahip bilinçli varlıklardır. Onlar da kendi seçimlerinden sorumludur ve yaratılış düzeni içinde kendilerine ayrılmış görev alanlarında yaşarlar.
İnsanlar ise Dünya'da yaşayarak bilgi edinmek, gelişmek, doğru seçimler yapmak ve yaşadıkları çevreyi korumakla yükümlüdür.
Görevler farklı olsa da bütün bilinçli varlıklar aynı ilahî düzenin parçalarıdır.
İlâhî Düzenin Dışına Çıkamamak
Batdes öğretisine göre hiçbir bilinçli varlık Povyaden'in kurduğu yaratılış düzeninin dışında yaşayamaz.
Bir varlık yanlış seçimler yapabilir.
Görevini ihmal edebilir.
Kötülüğü tercih edebilir.
Ancak bütün bunlar yine Yaradan'ın izin verdiği yaratılış düzeni içinde gerçekleşir.
Hiçbir güç Evren'in temel düzenini ortadan kaldıramaz.
Hiçbir bilinçli varlık Povyaden'in mutlak egemenliğinin dışına çıkamaz.
Bu anlayış, ilahî kudretin sınırsızlığını ve Evren'in bütünüyle Yaradan'ın yönetimi altında bulunduğunu ifade eder.
Bilgi Arayışı ve Tevazu
Povyaden insana Evren'i araştırma yeteneği vermiştir.
Bu nedenle Batdes, bilimsel araştırmayı ve gözlemi değerli görür.
İnsan gökyüzünü inceleyebilir.
Yeni yıldızlar keşfedebilir.
Doğa yasalarını araştırabilir.
Yeni teknolojiler geliştirebilir.
Ancak bütün bu ilerlemelere rağmen yaratılışın tamamını kavrayamaz.
Çünkü insan bilgisi sınırlıdır.
Her keşif yeni sorular doğurur.
Her cevap yeni bilinmezliklerin kapısını açar.
Bu nedenle Batdes, bilgi ile birlikte tevazuyu da öğütler.
Gerçek bilgelik, insanın hem öğrendiklerini değerlendirmesi hem de henüz bilmediklerinin farkında olmasıdır.
Evren Bir Sınav Düzenidir
Batdes öğretisine göre Evren, Sonsuzluk Düzeni'nden farklı olarak başlangıcı ve sonu bulunan bir yaratılış alanıdır.
Bu yönüyle Evren, bilinçli varlıkların yaşayacağı, seçimler yapacağı ve sorumluluklarını yerine getireceği bir sınav düzenidir.
Sınav sözcüğü yalnızca zorluk anlamına gelmez.
Aynı zamanda;
öğrenmeyi,
gelişmeyi,
olgunlaşmayı,
doğruluğu seçmeyi,
sorumluluk taşımayı
ifade eder.
İnsanın yaşamı boyunca yaptığı her seçim, bu büyük düzen içinde anlam kazanır.
Son Gün ve Evren'in Tamamlanışı
Batdes öğretisine göre Evren sonsuz değildir.
Povyaden, yaratılışın başlangıcını belirlediği gibi tamamlanacağı zamanı da belirlemiştir.
Bu zaman Son Gün olarak adlandırılır.
Son Gün geldiğinde Evren, Povyaden'in belirlediği biçimde görevini tamamlayacaktır.
Yıldızlar,
galaksiler,
gezegenler,
zaman,
mekân
ve bütün Evren sistemi ilahî plan doğrultusunda son aşamasına ulaşacaktır.
Bu olay düzensiz bir yıkım değil, yaratılış planının tamamlanmasıdır.
Sonsuzluk Düzeni Devam Eder
Evren'in sona ermesi, varlığın tamamen yok olması anlamına gelmez.
Batdes öğretisine göre Evren yalnızca yaratılmış sistemlerden biridir.
Povyaden'in Sonsuzluk Düzeni ise Evren'e bağlı değildir.
Evren tamamlandığında;
Sonsuzluk Yurtları,
Esenlik Yurdu,
Azap Yurdu,
ve Sonsuzluk Düzeni
varlıklarını sürdürmeye devam eder.
Çünkü bunlar zamanla sınırlı Evren sisteminin değil, Povyaden'in sonsuz düzeninin parçalarıdır.
Bu öğreti, Evren ile Sonsuzluk arasındaki temel farkı açıkça ortaya koyar.
Sonun Gerçek Anlamı
İnsan çoğu zaman son kavramını yok oluş olarak düşünür.
Batdes ise farklı bir bakış açısı sunar.
Bir öğrencinin eğitimini tamamlaması nasıl yok oluş değilse,
bir meyvenin olgunlaşması nasıl son değilse,
bir yolculuğun varış noktasına ulaşması nasıl amaçsız değilse,
Evren'in sonu da yalnızca ilahî planın tamamlanmasıdır.
Her yaratılmış düzenin belirlenmiş bir görevi vardır.
Görev tamamlandığında yaratılış planı yeni bir aşamaya geçer.
Bu nedenle Son Gün korkunun değil; ilahî planın tamamlanışının ifadesidir.
İnsanın Sorumluluğu
Batdes öğretisine göre Evren'i tanımak, yalnızca bilgi edinmek değildir.
İnsan Evren'i tanıdıkça;
kendi küçüklüğünü,
sorumluluğunun büyüklüğünü,
Povyaden'in kudretini,
yaratılışın inceliğini,
ve yaşamın değerini daha iyi kavrar.
Bu anlayış insanı kibirden uzaklaştırır.
Bilgiyi sorumlulukla kullanmaya yöneltir.
Doğaya karşı daha dikkatli davranmasını sağlar.
Diğer insanlara karşı adaletli ve merhametli olmayı teşvik eder.
Yaradan'ın büyüklüğünü anlayan kişi, kendi görevlerini de daha bilinçli yerine getirmeye çalışır.
Sonuç
Batdes öğretisine göre Evren, Povyaden'in büyük yaratılış planının belirli bir aşamasıdır. Bu düzen amaçsız değildir; bilinçli varlıkların gelişimi, sorumluluk üstlenmesi ve Yaradan'ın kudretini tanıması için hazırlanmıştır. İnsan, Meldesler ve Cinnesler farklı görevlere sahip olsalar da aynı ilahî düzenin içinde yaşamaktadırlar.
Evren'in başlangıcı olduğu gibi bir Son Günü de vardır. Ancak bu son, yok oluş değil; yaratılış planının tamamlanmasıdır. Evren sona erse bile Povyaden'in Sonsuzluk Düzeni devam eder; çünkü O'nun varlığı zamandan ve mekândan bağımsızdır.
Batdes'in Evren öğretisi, insanı hem bilgi arayışına hem de manevi sorumluluğa çağırır. İnsan, Evren'i araştırdıkça yalnızca gök cisimlerini değil, aynı zamanda kendi yerini, görevini ve Povyaden'in sonsuz büyüklüğünü de daha derin biçimde anlamaya başlar. Böylece bilgi, hayranlık ve sorumluluk birleşerek insanı yaratılışın hikmetine yaklaştıran bir yol hâline gelir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dilerseniz düşüncelerinizi ve sorularınızı aşağıdaki yorum kısmına bırakabilirsiniz.