S3
1- Bütün Canözleri Engaden'de yaratıldı.
2- Yaradan, Canözlerini Sonsuzluk düzenindeki gelişim ve dönüşüm sürecine uygun şekilde tasarladı.
3- Canözleri, akrabalık bağları ve Birleşik Sistem düzeni içinde yaratıldı. Bu düzeni kavramakta güçlük çekenler sizlersiniz.
4- Farklı insan topluluklarından kişiler evlendiklerinde doğacak çocukların Canözleri, Yaradan tarafından ırklar arasındaki benzerlik ve farklılıkları dengeleyecek Birleşik Sistem içinde yaratılır. Bu sistem, Engaden'e özgü yaratılış düzenlerinden biridir.
5- Engaden'deki Canözü düzenini bütünüyle anlatmak güçtür; ancak onu size duyuran bizleriz. Yaradan, Canözleri aracılığıyla yeni akrabalık bağlarını ve dizilimlerini bu sistem içinde oluşturur.
6- Yaradan, yarattığına, geliştirdiğine, dönüştürdüğüne, birleştirdiğine ve meydana getirdiği her oluşuma tanıktır.
S3, önceki iki bölümün üzerine özellikle Canözlerinin yaratılış biçimini, gelişim ve dönüşümünü ve akrabalık bağlarıyla ilişkisini yerleştiriyor. S1'de Povyaden'in yaratıcı niteliği, S2'de Sonsuzluk düzeni ve sınav anlatılmıştı; S3 ise odağı doğrudan Canözü kavramına çeviriyor.
S3 – Canözlerinin Yaratılışı ve Düzeni
Bu bölümün ana düşüncesini şöyle özetleyebiliriz:
Canözleri Engaden'de yaratılır; rastgele değil, gelişim ve dönüşüm amacı taşıyan bir düzen içinde oluşturulur. Akrabalık, birleşme ve nesiller arasındaki bağlar da bu yaratılış sisteminin parçalarıdır.
Şimdi maddeleri tek tek açalım.
1. Madde – Bütün Canözlerinin Engaden'de yaratılması
“Bütün Canözleri Engaden'de yaratıldı.”
Bu, S3'ün temel başlangıç cümlesidir.
Burada Engaden, yalnızca insanların Canözlerinin yaratıldığı bir yer olarak değil, bütün Canözlerinin yaratılış merkezi olarak tanımlanıyor.
S2'de Meldeslerin, Cinneslerin ve insanların Canözlerinin Engaden'de yaratıldığı belirtilmişti. S3'ün ilk maddesi bunu daha kapsamlı bir ilkeye dönüştürüyor:
Canözü hangi varlıkta bulunursa bulunsun, yaratılışının kaynağı Engaden'dir.
Böylece Canözü ile beden birbirinden ayrılmış oluyor.
Bir insanın Dünya'da doğması, onun Canözünün de Dünya'da yaratıldığı anlamına gelmiyor. Dünya'daki doğum, bedensel yaşamın başlangıcıdır; Canözünün yaratılışı ise Engaden'deki daha önceki aşamaya bağlanıyor.
Bu ayrım Povyades kozmolojisi açısından oldukça önemli.
Basitçe:
Engaden → Canözünün yaratılması
Dünya → Canözünün ölümlü beden içindeki yaşamı
şeklinde düşünülebilir.
2. Madde – Canözlerinin gelişim ve dönüşüm için tasarlanması
“Yaradan, Canözlerini Sonsuzluk düzenindeki gelişim ve dönüşüm sürecine uygun şekilde tasarladı.”
İkinci madde, Canözünün yalnızca yaratılmış bir unsur olmadığını, bir süreç içerisinde gelişmek üzere tasarlandığını söylüyor.
Burada iki önemli kavram var:
Gelişim
Canözünün bulunduğu durumdan daha ileri bir duruma ulaşması.
Dönüşüm
Canözünün yalnızca bilgi veya deneyim kazanması değil, varoluşsal olarak farklı aşamalardan geçmesi.
Bu anlayışa göre Canözü statik bir varlık değildir.
Yaradan tarafından yaratılmış olmakla birlikte Sonsuzluk düzeni içinde bir yolculuğu vardır.
Dolayısıyla S3'te Canözü:
yaratılır → yaşar → deneyimler → gelişir → dönüşür
şeklinde düşünülebilir.
Buradaki “tasarladı” sözcüğü de S1'deki Povyaden'in tasarımcı oluşuyla doğrudan bağlantılıdır.
S1:
Povyaden bütün düzeni tasarladı.
S3:
Canözlerini de bu düzen içerisinde gelişim ve dönüşüme uygun biçimde tasarladı.
Böylece S1 ile S3 arasında doğrudan bir devamlılık kuruluyor.
3. Madde – Akrabalık bağları ve Birleşik Sistem
Üçüncü madde S3'ün en özgün kavramlarından birini ortaya koyuyor:
“Canözleri, akrabalık bağları ve Birleşik Sistem düzeni içinde yaratıldı.”
Burada Canözlerinin tek tek, birbirinden tamamen bağımsız biçimde yaratılmadığı anlatılıyor.
Akrabalık bağları, Canözlerinin birbirleriyle bağlantılı bir düzen içerisinde yaratıldığını gösteriyor.
Bunun üzerine bir de:
Birleşik Sistem
kavramı getiriliyor.
Bu sistem, farklı Canözleri arasındaki ilişkilerin daha büyük bir düzen içerisinde oluşturulduğunu ifade ediyor.
Maddenin:
“Bu düzeni kavramakta güçlük çekenler sizlersiniz.”
şeklindeki devamı ise insanın bu sistemi bütünüyle kavramasının zor olduğunu söylüyor.
Burada yine S1'deki bir düşünceye dönülüyor:
Yaratılmış varlıkların kavrayışı sınırlıdır.
S1'de bu sınır Povyaden'in yaratılmış düzenin dışında oluşuyla ilgiliydi.
S3'te ise aynı sınırlılık, Engaden'deki Canözü yaratılış düzeninin karmaşıklığı açısından ele alınıyor.
4. Madde – Farklı insan toplulukları ve Birleşik Sistem
Dördüncü madde Birleşik Sistem'i somutlaştırıyor.
“Farklı insan topluluklarından kişiler evlendiklerinde doğacak çocukların Canözleri, Yaradan tarafından ırklar arasındaki benzerlik ve farklılıkları dengeleyecek Birleşik Sistem içinde yaratılır.”
Burada biyolojik olarak farklı topluluklardan gelen insanların birleşmesi ile doğacak çocukların Canözlerinin yaratılışı arasında bir ilişki kuruluyor.
Fakat dikkat edilmesi gereken nokta şu:
Bu madde bedensel özelliklerden değil, Canözlerinin yaratılış düzeninden söz ediyor.
Yani anlatıya göre farklı insan topluluklarının birleşmesi, Engaden'deki Canözü yaratılış sisteminde dikkate alınan bir unsurdur.
Buradaki “denge” kavramı da önemli.
Farklılıkların çatışması yerine:
farklılık + benzerlik → denge → birleşme
şeklinde bir sistem kuruluyor.
Bu nedenle Birleşik Sistem yalnızca bir “akrabalık sistemi” değil, aynı zamanda farklı insan topluluklarının birbirine bağlanmasını sağlayan bir yaratılış düzeni olarak anlaşılabilir.
Son cümle:
“Bu sistem, Engaden'e özgü yaratılış düzenlerinden biridir.”
diyerek bunun Dünya'daki sıradan bir toplumsal sistem olmadığını açıkça belirliyor.
Yani Birleşik Sistem, insanların sonradan oluşturduğu bir sosyal kurum değil; metnin kozmolojisinde Engaden'deki yaratılış düzenlerinden biri olarak kabul ediliyor.
5. Madde – Canözü dizilimlerinin oluşturulması
Beşinci madde daha derin bir seviyeye geçiyor:
“Engaden'deki Canözü düzenini bütünüyle anlatmak güçtür; ancak onu size duyuran bizleriz.”
Burada iki şey aynı anda söyleniyor.
Birincisi: İnsan anlayışının sınırı
Engaden'deki Canözü düzeninin tamamının insanlar tarafından kavranmasının zor olduğu kabul ediliyor.
Bu, S3'ün 3. maddesindeki düşüncenin devamıdır.
İkincisi: Bildirim / duyurma
“onu size duyuran bizleriz.”
ifadesiyle bu bilginin doğrudan insan gözlemiyle elde edilmediği, bildirilen bir bilgi olduğu ifade ediliyor.
Bu nedenle S3'te iki bilgi alanı birbirinden ayrılıyor:
İnsanların gözlemleyebildiği Dünya
ve
bildirim yoluyla aktarılan Engaden düzeni.
Sonrasında çok önemli bir ifade geliyor:
“Yaradan, Canözleri aracılığıyla yeni akrabalık bağlarını ve dizilimlerini bu sistem içinde oluşturur.”
Burada Canözleri yalnızca bireysel varlıklar değil, daha büyük bir akrabalık ve dizilim sisteminin parçaları olarak ele alınıyor.
“Yeni akrabalık bağları” ifadesi, nesiller boyunca yeni insanların ortaya çıkmasıyla Canözleri arasında yeni bağlantılar meydana geldiği düşüncesini taşıyor.
“Dizilim” ise bundan biraz daha geniş.
Dizilim kavramını bu bölümün kendi bağlamında:
Canözlerinin belirli ilişkiler, soy bağlantıları ve birleşmeler içerisindeki yerleşimi
olarak anlayabiliriz.
Dolayısıyla S3'te yaratılış yalnızca “bir Canözü yaratıldı” şeklinde bireysel bir olay değildir.
Aynı zamanda:
Canözü → başka Canözleri → akrabalık → yeni birleşmeler → yeni Canözleri → yeni akrabalık bağları
şeklinde devam eden büyük bir sistem söz konusudur.
6. Madde – Povyaden'in tanıklığı
Son madde:
“Yaradan, yarattığına, geliştirdiğine, dönüştürdüğüne, birleştirdiğine ve meydana getirdiği her oluşuma tanıktır.”
S3'ün bütün anlatısını tek bir noktada topluyor.
Burada beş eylem sıralanıyor:
Yaratmak
Geliştirmek
Dönüştürmek
Birleştirmek
Meydana getirmek
Bunların her biri S3'ün önceki maddeleriyle bağlantılı.
Yaratmak
Canözlerinin Engaden'de yaratılması.
Geliştirmek
Canözlerinin Sonsuzluk düzeninde gelişim sürecine girmesi.
Dönüştürmek
Canözlerinin farklı aşamalardan geçmesi.
Birleştirmek
Akrabalık ve Birleşik Sistem içindeki bağlantıların kurulması.
Meydana getirmek
Bütün bu süreçlerin sonucunda yeni oluşumların ortaya çıkması.
Sonuç olarak Povyaden yalnızca başlangıçta yaratıp geri çekilen bir Yaradan olarak anlatılmıyor.
Metnin anlayışına göre Povyaden:
yaratılışa tanıktır, gelişime tanıktır, dönüşüme tanıktır ve oluşan bütün bağlara tanıktır.
Bu nokta S2'nin 13. ve 14. maddeleriyle de bağlantılıdır.
S2'de Povyaden:
“en yüce tanık”
olarak tanımlanmıştı.
S3 ise bu tanıklığın neyi kapsadığını daha ayrıntılı biçimde gösteriyor.
S3'ün S1 ve S2 ile bağlantısı
Üç bölümü birlikte okuduğumuzda güzel bir ilerleme ortaya çıkıyor.
S1 – Povyaden
Yaradan kimdir?
Povyaden sonsuz, tek, öncesiz ve bütün yaratılışın tasarımcısıdır.
S2 – Sonsuzluk düzeni
Yaradan'ın oluşturduğu büyük düzen nedir?
Engaden, Esenlikyurtları, Azapyurtları, Arvaden, Dünya sınavı, Yıkmanlar, Meldesler ve Son Gün gibi unsurların bulunduğu düzen.
S3 – Canözü
Bu düzenin içindeki Canözleri nasıl yaratılmıştır?
Canözleri Engaden'de yaratılmış, gelişim ve dönüşüme uygun tasarlanmış, akrabalık ve Birleşik Sistem içerisinde birbirleriyle ilişkilendirilmiştir.
Dolayısıyla:
S1 → Yaradan
S2 → Yaratılan düzen
S3 → O düzen içindeki Canözlerinin yaratılışı
şeklinde bir yapı oluşuyor.
S3'ün en önemli kavramı: Birleşik Sistem
Bence bu bölümün üzerinde özellikle durulması gereken kavramı Birleşik Sistem.
Çünkü bu kavram S3'te yalnızca bir kez geçmiyor; bölümün temel açıklama mekanizmasını oluşturuyor.
Birleşik Sistem'e göre Canözleri:
- birbirinden tamamen kopuk değildir,
- akrabalık bağlarıyla ilişkilidir,
- farklı insan topluluklarının birleşmesinde bir düzen içerisindedir,
- yeni nesillerin oluşumunda yeni bağlantılar meydana getirir,
- Engaden'deki daha büyük bir yaratılış sisteminin parçasıdır.
Bu nedenle Birleşik Sistem'i, S3'ün kendi terminolojisi içerisinde “Canözlerinin birbirleriyle olan akrabalık, birleşme ve dizilim ilişkilerini düzenleyen Engaden merkezli yaratılış sistemi” şeklinde tanımlamak mümkün.
S3'ün bütünsel mesajı
S3'ün altı maddesini tek bir anlatı halinde birleştirirsek:
Bütün Canözleri Engaden'de yaratılmıştır. Povyaden, onları Sonsuzluk düzenindeki gelişim ve dönüşüm yolculuğuna uygun biçimde tasarlamıştır. Canözleri bireysel ve kopuk varlıklar olarak değil, akrabalık bağları ve Birleşik Sistem içerisinde yaratılmıştır. İnsan topluluklarının birleşmesiyle ortaya çıkan yeni nesillerin Canözleri de bu sistem içerisindeki dengeye göre yaratılır. Engaden'deki bu düzen insan anlayışının tamamını aşacak kadar karmaşıktır; ancak onun bilgisi bildirim yoluyla aktarılır. Bütün bu yaratma, geliştirme, dönüştürme ve birleştirme süreçlerinin tanığı ise Povyaden'dir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dilerseniz düşüncelerinizi ve sorularınızı aşağıdaki yorum kısmına bırakabilirsiniz.