E3
1- Yaradan, Evreni yalnız maddelerden ibaret yaratmadı. Evren ile birlikte zamanı ve mekânı da belirlenmiş ölçüler içinde var etti. Sonsuzluk düzeni zamanın dışında iken, Evren başlangıcı ve sonu bulunan zaman düzeni içinde yaratıldı.
2- Zaman, Evren içindeki bütün oluşumların sırasını belirleyen ölçü olarak düzenlendi. Hiçbir oluşum Yaradan'ın belirlediği zaman düzeninin dışında gerçekleşmedi.
3- Mekân, yaratılmış bütün varlıkların var olacağı düzen olarak oluşturuldu. Boşluk bile Yaradan'ın belirlediği ölçülerin bir parçası oldu.
4- Yaradan, Evrenin bütün işleyişini sağlayacak değişmez temel kuralları belirledi. Hareket, denge, dönüşüm, etkileşim ve düzen bu kurallar üzerine kuruldu.
5- Madde ile enerji arasındaki bütün dönüşümler belirlenmiş ölçülere bağlandı. Hiçbir oluşum rastgele gerçekleşmedi.
6- Evreni ayakta tutan görünür ve görünmeyen temel kuvvetler yaratıldı. Bu güçler sayesinde gök cisimleri, maddeler ve bütün sistemler birlikte varlıklarını sürdürdü.
7- Yaradan, Evrenin her noktasına ölçü, oran ve denge yerleştirdi. Büyük ile küçük, uzak ile yakın aynı düzenin ilkelerine göre yaratıldı.
8- İnsan, gözlem ve araştırmalarıyla bu düzenin bir bölümünü anlayabilir; ancak Yaradan'ın kurduğu sistemin tamamını kavrayamaz.
9- Bilim, Evreni yaratan değil; Evrenin nasıl işlediğini araştıran bir bilgi yoludur. İnsan, her yeni keşifle Yaradan'ın koyduğu düzenin başka bir yönünü öğrenmeye devam eder.
10- Bilinmeyenler, bilinenden her zaman daha fazladır. Yaradan, dilediği kadarını insanların zaman içinde keşfetmesine izin verir.
BATDES – EVREN (E3) AÇIKLAMASI
Zaman ve Mekânın Yaratılışı
Povyaden, Evren'i yalnızca maddelerden ve enerjiden oluşan bir yapı olarak yaratmamıştır. Evren ile birlikte zamanı ve mekânı da yaratılış düzeninin ayrılmaz parçaları olarak var etmiştir. Çünkü yaratılmış hiçbir varlık, zaman ve mekân olmadan varlığını sürdüremez. Zaman, olayların sırasını belirleyen ilahî ölçüdür; mekân ise bütün varlıkların içinde bulunduğu yaratılış alanıdır.
Batdes öğretisine göre Sonsuzluk Düzeni ile Evren Düzeni birbirinden farklıdır. Sonsuzluk Düzeni, Povyaden'in ezelî ve ebedî varlık alanıdır; burada başlangıç ve bitiş kavramları geçerli değildir. Povyaden zamana bağlı değildir; zaman O'nun yarattığı bir düzendir.
Evren ise başlangıcı olan, gelişen ve Bitimde Son Gün ile tamamlanacak sınırlı bir yaratılış düzenidir. Bu nedenle zaman, yalnızca Evren'e ait bir ölçüdür. Evren yaratılmadan önce zaman da yoktu; Evren yaratıldığında zaman da işlemeye başladı.
Zamanın İlâhî Düzeni
Batdes öğretisinde zaman, yalnızca saatlerin veya takvimlerin gösterdiği bir akış değildir. Zaman, Evren'deki bütün oluşumların belirli bir sırayla gerçekleşmesini sağlayan ilahî ölçüdür.
Bir yıldızın doğması,
bir gezegenin oluşması,
bir canlının gelişmesi,
bir insanın doğumu ve ölümü,
medeniyetlerin yükselişi ve yıkılışı,
hepsi Yaradan'ın belirlediği zaman düzeni içinde gerçekleşir.
Hiçbir olay kendi zamanından önce meydana gelmez.
Hiçbir oluşum ilahî düzenin belirlediği zamanın dışına çıkamaz.
İnsan bazen olayların neden geciktiğini ya da neden erken gerçekleştiğini anlayamayabilir. Ancak Batdes'e göre her olayın, Yaradan'ın bilgeliği içinde belirlenmiş bir zamanı vardır.
Bu anlayış, sabrı ve hikmeti de beraberinde getirir. Çünkü zaman yalnızca geçen anların toplamı değil, yaratılış planının işleyişidir.
Mekânın Anlamı
Mekân, yaratılmış bütün varlıkların var olacağı düzen olarak oluşturulmuştur. Gökadalar, yıldızlar, gezegenler, atomlar ve canlılar, kendilerine ayrılan yaratılış alanlarında varlıklarını sürdürürler.
Batdes öğretisine göre boşluk bile anlamsız değildir. İnsan gökyüzünde gördüğü boş alanları "hiçlik" olarak düşünebilir; ancak Povyaden açısından boşluk da yaratılmış düzenin bir parçasıdır.
Boşluk sayesinde;
gök cisimleri hareket eder,
sistemler birbirini etkilemeden düzen içinde kalır,
ışık yol alır,
enerji yayılır,
Evren genişlemeye devam eder.
Demek ki görünüşte boş olan alanlar bile ilahî düzenin gerekli unsurlarıdır.
Yaratılışta gereksiz hiçbir şey bulunmaz.
Değişmez Temel Yasalar
Povyaden, Evren'in bütün işleyişini sağlayacak temel yasaları yaratılışın başlangıcında belirlemiştir.
Bu yasalar, Evren'in düzenini koruyan değişmez ilkelerdir.
Hareket,
denge,
çekim,
dönüşüm,
etkileşim,
enerji aktarımı,
neden-sonuç ilişkileri,
ısı dengesi,
ve benzeri bütün fiziksel süreçler bu temel yasaların parçalarıdır.
Bu yasalar olmasaydı yıldızlar oluşamaz, gezegenler yörüngelerinde kalamaz, atomlar bir arada bulunamaz ve yaşam ortaya çıkamazdı.
İnsan bu yasaları keşfeder; fakat onları oluşturmaz. Yasaların kaynağı Povyaden'in yaratıcı iradesidir.
Madde ve Enerjinin Uyumu
Evren'de madde ile enerji birbirinden kopuk iki ayrı gerçeklik değildir. Yaradan, bunları birbirleriyle uyum içinde çalışacak şekilde yaratmıştır.
Enerji maddeyi etkiler.
Madde enerjiyi depolar, aktarır veya dönüştürür.
Yıldızlarda gerçekleşen olaylar,
ışığın yayılması,
ısı oluşumu,
kimyasal değişimler,
biyolojik süreçler,
hep bu büyük dönüşüm düzeninin parçalarıdır.
Batdes öğretisine göre bu dönüşümlerin hiçbiri rastgele değildir. Her dönüşüm belirli ölçülere bağlıdır ve ilahî düzen içinde gerçekleşir.
Bu nedenle Evren'de görülen düzen, tesadüflerin değil; ölçünün ve hikmetin sonucudur.
Evreni Ayakta Tutan Kuvvetler
Povyaden, Evren'i yarattıktan sonra onun sürekliliğini sağlayacak görünür ve görünmeyen temel kuvvetleri de yaratmıştır.
İnsan bunların bir kısmını bilim aracılığıyla tanımlayabilmektedir.
Ancak henüz bilinmeyen çok daha fazla düzen ve kuvvet bulunduğu kabul edilir.
Bu kuvvetler sayesinde;
yıldızlar çökmeyip dengede kalır,
gezegenler yörüngelerinde hareket eder,
atomlar kararlı yapılar oluşturur,
galaksiler düzenlerini sürdürür,
canlıların bedenleri işleyişini devam ettirir.
İnsan yalnızca etkilerini gözlemleyebilir; bu kuvvetlerin tamamını kavramış değildir.
Batdes, insan bilgisinin gelişmeye açık olduğunu kabul eder ve bilinmeyen alanların her zaman var olacağını öğretir.
Ölçü, Oran ve Denge
Evren'in en dikkat çekici özelliklerinden biri ölçü ve dengedir.
Povyaden, Evren'in her noktasına belirli oranlar yerleştirmiştir.
En küçük parçacıklardan en büyük gökadalara kadar her yapı kendi ölçüsüne göre düzenlenmiştir.
Bir atomun yapısı ile bir yıldız sisteminin düzeni arasında farklı ölçekler bulunsa da her ikisi de belirli ilkelere göre işlemektedir.
Büyük ile küçük,
yakın ile uzak,
hızlı ile yavaş,
yoğun ile seyrek,
aynı ilahî düzenin farklı görünümleridir.
Bu nedenle Evren'in her katmanında matematiksel uyum, fiziksel denge ve düzenli işleyiş gözlemlenir.
İnsanın Bilgi Yolculuğu
Povyaden insana akıl, düşünme ve araştırma yeteneği vermiştir.
Bu yetenek sayesinde insan Evren'i gözlemler, deney yapar, hesaplar ve yeni bilgiler elde eder.
Ancak Batdes öğretisine göre insan bilgisi sınırlıdır.
İnsan Evren'in bir bölümünü anlayabilir.
Bazı yasaları keşfedebilir.
Bazı sırları çözebilir.
Fakat yaratılış düzeninin tamamını hiçbir zaman bütünüyle kavrayamaz.
Çünkü insan sonlu; Povyaden'in bilgeliği ise sonsuzdur.
Bu anlayış, bilgiye karşı hem cesaret hem de alçakgönüllülük kazandırır. İnsan araştırmaktan vazgeçmez; fakat ulaştığı her bilginin daha büyük bir hakikatin küçük bir parçası olduğunu bilir.
Bilimin Yeri
Batdes öğretisine göre bilim ile inanç birbirine karşı değildir.
Bilim, Evren'i yaratan güç değildir.
Bilim, Evren'in nasıl işlediğini anlamaya çalışan sistemli bilgi yoludur.
Bilimsel araştırmalar;
yıldızların yapısını,
gezegenlerin hareketini,
atomların özelliklerini,
canlıların işleyişini,
doğa yasalarını
inceleyerek Evren'in düzenini anlamaya çalışır.
Her yeni keşif, Povyaden'in yarattığı düzen hakkında insanın bilgisini biraz daha artırır.
Bu nedenle gerçek bilim, yaratılışı küçümsemek değil; onu daha derin anlamaya çalışmaktır.
Bilim ilerledikçe Batdes öğretisine göre insan, Povyaden'in koyduğu yasaların yeni yönlerini keşfetmeye devam eder.
Bilinmeyenlerin Sonsuzluğu
İnsanlık tarihi boyunca sayısız keşif yapılmıştır.
Yeni yıldızlar bulunmuş,
yeni parçacıklar keşfedilmiş,
uzayın derinlikleri daha iyi gözlemlenmiştir.
Buna rağmen bilinmeyenler hâlâ bilinenden çok daha fazladır.
Batdes öğretisine göre bunun nedeni, Evren'in eksik olması değil; insan bilgisinin sınırlı olmasıdır.
Povyaden, hikmeti gereği insanların her şeyi aynı anda öğrenmesini istememiştir.
Bilgiyi zaman içinde, insanlığın gelişimine uygun biçimde açmaktadır.
Her yeni keşif, yeni soruları da beraberinde getirir.
Böylece araştırma ve öğrenme süreci hiç bitmez.
Bu durum, insanı hem meraka hem de tevazuya yöneltir.
Çünkü öğrenilen her bilgi, henüz öğrenilememiş daha büyük bir bilginin varlığını hatırlatır.
Sonuç
Batdes öğretisine göre Evren; zamanı, mekânı, maddesi, enerjisi, temel kuvvetleri ve değişmez yasalarıyla birlikte Povyaden tarafından kusursuz bir düzen içinde yaratılmıştır. Zaman, yaratılışın akışını; mekân ise varlığın alanını belirleyen ilahî ölçülerdir. Doğa yasaları bu düzenin sürekliliğini sağlar; madde ve enerji bu yasalar doğrultusunda sürekli dönüşür.
İnsan, aklı ve bilimi sayesinde bu büyük düzenin yalnızca bir bölümünü anlayabilir. Bilim, yaratılışın nasıl işlediğini araştırırken, Batdes öğretisi bu düzenin kaynağının Povyaden olduğunu bildirir. Bilinenlerin ötesinde daima keşfedilmeyi bekleyen hakikatler vardır ve Povyaden, bilgeliği doğrultusunda insanların bu hakikatleri zaman içinde öğrenmelerine izin vermektedir. Bu nedenle bilgi arayışı, Batdes'e göre hem bilimsel bir görev hem de Yaradan'ın eserini tanıma yolunda manevi bir yolculuktur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dilerseniz düşüncelerinizi ve sorularınızı aşağıdaki yorum kısmına bırakabilirsiniz.