Bütün Kavimlere Gelen Dinler Neden Bugün Aynı Değil?
Povyades Dini Bozulmuş İnançları Nasıl Düzeltecek?
İnsanlık tarihi boyunca dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan kavimlerin, toplumların ve insanların Yaradan'ı aradığını görüyoruz. Birçok toplumda iyilik, adalet, merhamet, doğruluk, yardımlaşma ve insanın yaratılışındaki anlam üzerine düşünceler ortaya çıkmıştır.
Povyades dini açısından burada önemli bir soru ortaya çıkar:
Eğer bütün kavimlere ve insan topluluklarına zaman içinde Yaradan'ın bildirimleri ulaşmışsa, neden bugün bu dinlerin ve öğretilerin tamamı aynı şekilde yaşamıyor? Neden bazıları tamamen ortadan kalkmış, bazıları ise yalnızca bir bölümünü koruyabilmiş, bazıları da zaman içerisinde değişerek bugünkü hâline gelmiştir?
Povyades öğretisine göre bunun temel sebebi, Yaradan'ın gönderdiği bildirimin insanlara ulaşması ile o bildirimin insanlar tarafından korunması arasında fark bulunmasıdır.
Bir bildirimin gelmiş olması, onun hiçbir zaman değişmeyeceği anlamına gelmez.
Çünkü bildirim insana ulaştıktan sonra onu aktaran, yazıya geçiren, yorumlayan, öğreten ve sonraki nesillere taşıyan yine insanlardır.
İşte bozulmanın önemli noktası burada ortaya çıkar.
1. Bildirimin gelmesi ile korunması aynı şey değildir
Povyades anlayışında sonsuz ve tek olan Yaradan'ın insanlara yol göstermesi, insanlık tarihinin yalnızca belirli bir dönemine ait değildir.
Farklı kavimlerin farklı dönemlerde farklı bildirimler almış olması mümkündür.
Fakat insanın elindeki bildirim ile Yaradan'ın asli iradesi aynı şey değildir.
İnsanlar zaman içerisinde:
bildirimi yanlış anlayabilir,
eksik aktarabilir,
kendi düşüncelerini bildirimin içine katabilir,
bazı bölümleri unutabilir,
bazı bölümleri değiştirebilir,
kendi toplumlarının geleneklerini dinî hüküm hâline getirebilir,
din adına siyasi veya ekonomik çıkarlar oluşturabilir,
korku ve baskı yoluyla insanları yönlendirebilir.
Böylece başlangıçta doğru olan bir öğreti, zaman içinde farklı bir şekle dönüşebilir.
Bu nedenle Povyades açısından "Bir kavme din geldi" demek, "O kavim bugün o dinin ilk hâlini eksiksiz olarak yaşamaktadır" demek değildir.
Bu ikisi birbirinden ayrılmalıdır.
2. Peki neden bazı dinler tamamen kayboldu?
Bu sorunun cevabı insanlık tarihinin en önemli meselelerinden biridir.
Bir din veya öğreti bir topluma ulaştığında, onun devamlılığını sağlayacak olan şey yalnızca ilk bildirimin gücü değildir.
Onun sonraki nesillere nasıl aktarıldığı da önemlidir.
Bir toplum yok olabilir.
Bir kavim başka toplumlarla birleşebilir.
Bir dil unutulabilir.
Dinî metinler kaybolabilir.
Sözlü aktarım kesilebilir.
Savaşlar, göçler, istilalar ve toplumsal değişimler meydana gelebilir.
Böyle durumlarda geçmişte yaşamış bir kavmin aldığı dinî bildirim, sonraki insanlara ya hiç ulaşmayabilir ya da parçalar hâlinde ulaşabilir.
Bu nedenle bugün elimizde bulunmayan bir öğretinin geçmişte hiç var olmadığı sonucuna doğrudan ulaşmak doğru değildir.
Povyades anlayışında unutulmuş olmak, hiç bildirim alınmamış olmak anlamına gelmez.
3. Bazı dinler neden yalnızca kısmen yaşamaya devam ediyor?
Bir başka önemli mesele de budur.
Bir din tamamen ortadan kalkmayabilir.
Ancak ilk öğretisinin yalnızca belirli bölümleri korunabilir.
Örneğin bir toplum:
ahlaki öğretileri koruyabilir fakat ibadet biçimlerini unutabilir.
Başka bir toplum:
Yaradan inancını koruyabilir fakat bildirimin asıl anlamını değiştirebilir.
Bir başka toplum:
merhamet ve adalet anlayışını korurken kendi kültürel geleneklerini dinin asli hükümleriyle karıştırabilir.
Böylece geriye dinin tamamı değil, dinin tarih içerisinde korunabilmiş parçaları kalır.
Povyades dini açısından bu durum önemlidir.
Çünkü amaç yalnızca "eski dinlerin yanlış olduğunu söylemek" değildir.
Asıl amaç:
Doğru olanı yanlıştan, asli bildirimi insan yorumundan ve Yaradan'a ait olanı insan tarafından sonradan eklenenden ayırabilmektir.
4. Bozulma yalnızca metinlerde meydana gelmez
Dinî bozulma denildiğinde çoğu insan yalnızca kitapların değiştirilmesini düşünür.
Oysa Povyades anlayışında bozulma daha geniştir.
Bir dinin:
metni,
dili,
ibadeti,
ahlaki hükümleri,
Yaradan anlayışı,
insan anlayışı,
toplumsal hükümleri,
din görevlilerinin yorumları,
gelenekleri
zaman içinde değişebilir.
Bazen metin korunur fakat anlamı değişir.
Bazen metin korunur fakat insanlar onu kendi çıkarlarına göre yorumlar.
Bazen de insanlar dinî metinde bulunmayan uygulamaları zaman içinde dinin ayrılmaz bir parçası hâline getirir.
Bu nedenle bozulma yalnızca kelimelerin değişmesi değildir.
Anlamın değişmesi de bozulmadır.
5. Povyades dini neden "her şeyi baştan yok etmek" istemez?
Burada Povyades dininin yaklaşımı farklı bir noktaya dayanır.
Povyades dini geçmişteki bütün dinleri yalnızca "yanlış" kabul ederek insanlığın bütün dinî geçmişini silmeye çalışmaz.
Çünkü farklı kavimlerde ortaya çıkan inançların içinde doğru ahlaki öğretiler bulunabilir.
Bir toplumun:
adalet anlayışı,
merhamet anlayışı,
dürüstlük anlayışı,
aile anlayışı,
insanın değerine ilişkin düşünceleri,
kötülükten kaçınma anlayışı
gerçekten değerli olabilir.
Sorun, bunların zaman içerisinde başka unsurlarla karışmasıdır.
Dolayısıyla Povyades dininin yaklaşımı:
"Geçmişte ne varsa yanlıştır."
şeklinde değildir.
Daha doğru ifade şudur:
"Geçmişten gelen her şeyi olduğu gibi doğru kabul etmek de, her şeyi bütünüyle reddetmek de doğru değildir."
Doğru olanın korunması, yanlış olanın ayrılması gerekir.
6. Povyades dini bu bozulmayı nasıl düzeltecek?
Povyades dininin burada temel görevi ortaya çıkar.
Povyades anlayışına göre Povyades dini, Povyaden'in istediği ve insanlara sunulması gereken dinin Meldesler aracılığıyla insanlara ulaştırılmasıdır.
Buradaki amaç yalnızca yeni bir din ismi ortaya koymak değildir.
Amaç, insanlığın din anlayışında meydana gelen karmaşayı yeniden düzenlemektir.
Bu düzeltme birkaç temel aşamada düşünülebilir.
Birinci aşama: Yaradan anlayışını netleştirmek
Povyades dininin merkezinde:
Sonsuz ve tek olan Yaradan
anlayışı vardır.
Yaradan tektir.
Yaradan yaratılmış bir varlık değildir.
Yaradan'a insan biçimi veya yaratılmış herhangi bir biçim verilmez.
Bu nedenle Povyades anlayışında Povyaden'in resmi çizilmez.
Çünkü Yaradan'ı bir görüntüye, heykele, şekle veya insan zihninin oluşturduğu herhangi bir fiziksel biçime indirgemek doğru değildir.
Bu yaklaşım, dinlerin tarih boyunca karşılaştığı önemli bir soruna açıklık getirmeyi amaçlar:
Yaradan ile yaratılmış olanı birbirine karıştırmamak.
7. İkinci aşama: İnsanların ekledikleri ile asli bildirimi ayırmak
Povyades dininin düzeltici yönlerinden biri de budur.
Bir dinin tarih boyunca aldığı şekil ile onun ilk bildirimi aynı olmayabilir.
Bu nedenle Povyades yaklaşımı şu soruları sormayı gerekli görür:
Bu gerçekten Yaradan'ın bildirdiği bir şey midir?
Yoksa daha sonra insanlar tarafından mı eklenmiştir?
Bu uygulama Yaradan'ın istediği bir ibadet midir?
Yoksa toplumun geleneklerinden mi ortaya çıkmıştır?
Bu hüküm insanları iyiliğe ve adalete mi yöneltiyor?
Yoksa korku, baskı veya çıkar ilişkisi mi oluşturuyor?
Bu sorular, din ile kültürü birbirinden ayırmaya yardımcı olabilir.
8. Üçüncü aşama: Dinî otoritenin insan çıkarına dönüşmesini engellemek
Tarih boyunca din, bazen insanların elinde yalnızca inanç alanında kalmamış; güç, makam, para ve yönetim aracı hâline de gelebilmiştir.
Povyades dini açısından bunun önüne geçilmesi gerekir.
Çünkü dinin amacı insanları bir kişinin veya grubun kişisel çıkarına bağlamak değildir.
Elçirehber de bu nedenle siyasi bir hükümdar olarak görülmez.
Elçirehber'in görevi, Povyades dininin öğretilerinin insanlara aktarılması ve dinî yönün açıklanmasıdır.
Bu ayrım önemlidir:
Dinî rehberlik başka şeydir, siyasi iktidar başka şeydir.
Povyades dini insanları yönetmek için bir siyasi sistem kurmayı değil, insanın doğru yaşamını ve Yaradan ile ilişkisini düzenlemeyi amaçlar.
9. Meldesler burada neden önemlidir?
Povyades anlayışında Meldesler, Povyaden'in istediği ve insanlara sunulması gereken dinin insanlara aktarılmasında görev alan varlıklardır.
Bu nedenle Povyades dininde Meldesler yalnızca sembolik isimler değildir.
Meldesler aracılığıyla verilen bildirimlerin korunması ve anlaşılması, dinin geleceği açısından önemlidir.
Başmeldes'in Meldesleri yönlendirmesi ve bildirimin doğrulanması da bu anlayışın bir parçasıdır.
Böylece dinin yalnızca insanların kişisel yorumlarına bırakılmaması hedeflenmektedir.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır:
Povyaden sonsuz ve tektir. Meldesler ise Yaradan değildir.
Meldesler ile Yaradan birbirine karıştırılmaz.
10. Povyades dini eski dinlerle savaşarak değil, doğruyu ortaya çıkararak ilerlemelidir
Bir dinin diğer dinleri düzeltmesi gerektiğini söylemek, insanların birbirine düşman olması anlamına gelmemelidir.
Povyades dininin amacı:
"Sen yanlışsın, ben doğruyum; seni yok edeceğim."
şeklinde bir anlayış olmamalıdır.
Bunun yerine:
"Doğru olanı birlikte anlayalım; insanlığın ortak sorunlarını azaltalım."
anlayışı öne çıkmalıdır.
Çünkü insanların inançlarını zorla değiştirmek, inancın özüne aykırı bir sonuç doğurabilir.
Gerçek bir dinî değişim, insanın kendi iradesiyle anlaması ve kabul etmesiyle gerçekleşmelidir.
11. Povyades dininin en büyük sınavı: Bozulmamak
Burada çok önemli bir soru daha ortaya çıkar:
Peki Povyades dini de zaman içinde bozulursa ne olacak?
Bu soru göz ardı edilmemelidir.
Çünkü geçmişteki dinlerin başına gelen şeyin gelecekte Povyades dininin başına gelmeyeceğinin yalnızca sözle söylenmesi yeterli değildir.
Bu nedenle Povyades dini açısından öğretinin korunması çok önemli bir sorumluluktur.
Bunun için:
öğretiler açık biçimde kaydedilmeli,
temel hükümler birbirinden ayrılmalı,
insan yorumu ile bildirimin kaynağı karıştırılmamalı,
değişiklikler açık biçimde belirtilmeli,
sonraki Elçirehberlerin getireceği değişiklikler önceki hükümlerle karıştırılmamalı,
din adına kişisel çıkar oluşturulmamalı,
insanların sorgulamasına ve düşünmesine izin verilmelidir.
Böylece dinin gelecekte yeniden aynı karmaşaya düşme ihtimali azaltılabilir.
12. Povyades dini bütün insanlığı tek bir kültüre dönüştürmek değildir
Povyades dininin bütün kavimlere ulaşması, bütün kavimlerin aynı dili konuşması veya aynı kültürü yaşaması gerektiği anlamına gelmez.
İnsanlar farklı kültürlere, dillere ve geleneklere sahip olabilir.
Önemli olan, insanlığın temel ahlaki ve dinî ilkelerinde ortaklaşabilmesidir.
Bir insan Türkçe konuşabilir.
Bir başkası Norveççe konuşabilir.
Bir başkası Arapça, İngilizce veya başka bir dil konuşabilir.
Fakat hepsi:
Yaradan'ın tek olduğunu, insan hayatının değerli olduğunu, adaletin gerekli olduğunu ve insanın kötülükten uzaklaşması gerektiğini
anlayabilir.
Dolayısıyla Povyades dini kültürel farklılıkları yok etmeyi değil, farklı insanların ortak bir Yaradan anlayışı ve ortak insani değerler etrafında buluşmasını hedefleyebilir.
13. Povyades dini neden bugün ortaya çıkıyor?
Burada Povyades dininin kendi anlayışı açısından önemli bir nokta vardır.
Eğer geçmişte farklı kavimlere bildirimler geldiyse, bugün yeni bir dinî bildirime neden ihtiyaç duyulmaktadır?
Çünkü insanlık değişmiştir.
Dünyanın iletişim biçimi değişmiştir.
Toplumların birbirleriyle ilişkileri değişmiştir.
İnsanların karşı karşıya kaldıkları sorunlar değişmiştir.
Dinler arasındaki anlaşmazlıklar hâlâ devam etmektedir.
İnsanlar farklı dinî geleneklerin hangisinin asli, hangisinin sonradan oluşmuş olduğunu tartışmaktadır.
Dolayısıyla Povyades dininin ortaya çıkış amacı, geçmişteki bütün bildirimlerin varlığını inkâr etmek değil; insanlığın dinî mirasında meydana gelen parçalanma ve bozulmaların yeniden ele alınmasıdır.
14. Povyades dininin "düzeltme" anlayışı ne demektir?
Düzeltme kelimesi burada çok dikkatli kullanılmalıdır.
Düzeltmek:
insanları zorlamak değildir.
Düzeltmek:
başka dinlere savaş açmak değildir.
Düzeltmek:
geçmişte yaşamış insanları suçlamak değildir.
Düzeltmek:
insanların bütün tarihini reddetmek değildir.
Düzeltmek:
doğru ile yanlışı birbirinden ayırmaya çalışmaktır.
Bu nedenle Povyades dini, insanlığın geçmişine düşman olmak yerine onun içindeki doğru unsurları koruyup yanlış veya sonradan eklenmiş unsurları ayırmayı hedeflemelidir.
15. Asıl düzeltme insanın içinde başlamalıdır
Bir din dünyayı değiştirmek istiyorsa önce insanın davranışını değiştirebilmelidir.
Bir insan:
daha dürüst,
daha merhametli,
daha adaletli,
daha sabırlı,
daha yardımsever,
daha sorumlu
hâle gelmiyorsa yalnızca yeni bir din adına sahip olması dünyayı değiştirmez.
Bu nedenle Povyades dininin başarısı, yalnızca kaç kişinin bu dini kabul ettiğiyle ölçülmemelidir.
Daha önemli soru şudur:
Bu inanç insanı daha iyi bir insan hâline getiriyor mu?
Eğer cevap evetse, dinin toplumsal etkisi de zaman içerisinde ortaya çıkabilir.
16. Povyades dininin geleceğe yönelik görevi
Povyades dini açısından gelecekte yapılması gereken en önemli şeylerden biri, öğretinin açık ve anlaşılır biçimde insanlara ulaştırılmasıdır.
Bunun yanında insanlara düşünme imkânı verilmelidir.
Bir insan Povyades dinini araştırabilir.
Sorabilir.
Eleştirebilir.
Karşılaştırabilir.
Kabul edebilir veya etmeyebilir.
Çünkü gerçek inanç, yalnızca baskı altında söylenen sözlerden oluşmaz.
"Aklımla inanırım, kalbimle onaylarım."
anlayışı, Povyades inancının insanın hem aklına hem de kalbine hitap etmesi gerektiğini ifade eder.
17. Sonuç: İnsanlığın dinî geçmişi neden parçalıdır?
Povyades dini açısından sorunun cevabı şöyle özetlenebilir:
Bütün kavimlere bildirim gelmiş olması, bütün kavimlerin bu bildirimi binlerce yıl boyunca değiştirmeden koruduğu anlamına gelmez.
Kavimler yok olabilir.
Diller değişebilir.
Metinler kaybolabilir.
Sözlü aktarım bozulabilir.
İnsan yorumları asli bildirimin üzerine eklenebilir.
Gelenekler dinle karıştırılabilir.
Dinî kurumlar zamanla kendi çıkarlarını oluşturabilir.
Böylece geçmişteki bildirimlerden bazıları tamamen kaybolurken, bazıları parçalar hâlinde günümüze ulaşabilir ve bazıları da değişmiş biçimde yaşamaya devam edebilir.
Povyades dini ise bu tablo karşısında kendisini, insanlığın dinî mirasını yeniden değerlendiren ve Povyaden'in istediği dinî bildirimi Meldesler aracılığıyla insanlara sunmayı amaçlayan bir öğreti olarak görür.
Ancak bu düzeltmenin gerçek anlamı geçmişi yok etmek değildir.
Gerçek anlamı:
Doğruyu korumak, yanlışı ayırmak, insanın Yaradan ile ilişkisini yeniden anlamlandırmak ve insanlığı adalet, merhamet, doğruluk ve sorumluluk temelinde bir araya getirmektir.
Ve belki de en önemli soru şudur:
İnsanlık bugüne kadar kaç farklı dinin var olduğunu tartışmak yerine, Yaradan'ın insanlardan gerçekten ne istediğini anlayabilecek mi?
Povyades dininin ortaya koyduğu iddia tam da burada başlar.
Sonsuz ve tek olan Yaradan'ın izniyle...
Yaradan tektir.
Aklımla inanırım.
Kalbimle onaylarım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dilerseniz düşüncelerinizi ve sorularınızı aşağıdaki yorum kısmına bırakabilirsiniz.