Povesen,
B15 bildirimi, yaşamın başlangıcından aile düzenine, doğacak çocukların korunmasından adalet ve merhamet anlayışına kadar uzanan bir bütünlük taşımaktadır. Maddeler tek tek incelendiğinde ortak tema; yaşamın emanet oluşu, insanın sorumluluğu ve adalet-merhamet dengesidir.
1. Yaşamı Yaradan verir
Bu bildirim, yaşamın nihai kaynağının insan değil Yaradan olduğunu vurgular.
- İnsanlar anne ve baba olarak yaşamın oluşmasına vesile olabilirler.
- Ancak yaşamı yoktan var eden güç insan değildir.
- Bu nedenle hiç kimse yaşam üzerinde sınırsız hak sahibi değildir.
- İnsan, yaşamın sahibi değil emanetçisidir.
Burada insanın kibirden uzaklaşması ve yaşam karşısında saygılı olması öğütlenmektedir.
2. Emanet olan yaşama saygı gösteriniz
Bu bildirim yaşamın keyfi şekilde yönlendirilmesine karşıdır.
- İnsan yaşamı bir oyuncak değildir.
- Kişisel çıkar, öfke, korku veya heves uğruna yaşamla oynanmamalıdır.
- Yaşamı korumak temel ilke olmalıdır.
Burada "yaşamı koruma" ilkesi merkeze yerleştirilmiştir.
3. Rahimde başlayan yaşamı koruyunuz
Bu madde, anne rahmindeki yaşamın da değer taşıdığını belirtmektedir.
- Rahimdeki canın geleceği bilinemez.
- Bugün zayıf görünen bir çocuk yarın büyük iyiliklerin vesilesi olabilir.
- İnsan geleceği bütünüyle göremez.
Bu nedenle temel yaklaşım korumak ve yaşatmaya çalışmaktır.
4. Anne ile doğacak çocuğun yaşamı arasında ağır tehlike oluşursa
Bu madde önemli bir istisna tanımlamaktadır.
- Hayat bazen zor seçimler doğurabilir.
- Anne hayatını kaybetme riski altındaysa durum sıradan bir gebelik olmaktan çıkar.
- Böyle durumlarda bilgi sahibi kişilere danışılması öğütlenmektedir.
- Karar yalnızca korkuyla değil, akıl ve vicdanla verilmelidir.
Burada katı bir hüküm yerine bilgelik ve sorumluluk yaklaşımı görülmektedir.
5. Eşlerinize sadık kalınız
Bu madde yalnızca zina yasağı değildir.
- Güven duygusunu korumayı amaçlar.
- Çocukların huzurlu büyümesini hedefler.
- Ailenin dağılmasını önlemeye çalışır.
Devamındaki ifade ise insanın kendi kader yolunu seçimleriyle şekillendirdiğini anlatır.
- Her davranışın sonucu vardır.
- İyilik insanı Esenlik Yurduna yaklaştırır.
- Kötülük insanı Azap Yurduna götüren yolu güçlendirir.
6. Tecavüz eden kişi ağır suç işlemiştir
Bu madde suçun sahibini açık biçimde belirlemektedir.
- Suç failindir.
- Mağdur suçlu değildir.
- Mağdurun utanması gereken bir durum yoktur.
Bu yaklaşım tarih boyunca mağdurların suçlandığı anlayışlara karşı bir koruma oluşturmaktadır.
7. Tecavüz sonucu oluşan gebeliklerde mağduru koruyunuz
Bu madde son derece hassas bir konuya yaklaşmaktadır.
- Mağdur ikinci kez cezalandırılmamalıdır.
- Zorla karar verdirilmemelidir.
- Ruhsal travması dikkate alınmalıdır.
- Bedensel sağlığı dikkate alınmalıdır.
Burada merhamet ve insan onuru ön plana çıkmaktadır.
Bu madde dikkat çekici biçimde "baskı yapmayınız" diyerek mağdurun durumunun özel değerlendirilmesini istemektedir.
8. Aile bağına aykırı ilişkiler kurmayınız
Bu madde aile yapısını koruma amacındadır.
- Aile içi sınırların korunması istenir.
- Yakın akrabalık ilişkilerinin oluşturabileceği zararlar dikkate alınır.
- Toplumun temel yapısının korunması amaçlanır.
Buradaki vurgu yalnızca biyolojik değil, ahlaki ve toplumsal düzen üzerinedir.
9. Çocuk sahibi olmak isteyen eşler tıbbi yardım alabilirler
Bu bildirim bilim ile inancı karşı karşıya getirmemektedir.
- Tedavi yolları kullanılabilir.
- Kısırlık tedavileri alınabilir.
- Tıbbi yöntemlerden yararlanılabilir.
Ancak insanın ticari nesneye dönüştürülmesine karşı sınır çizilmektedir.
10. Çocukları seçilecek nesneler gibi değerlendirmeyiniz
Bu madde insanın değerini özelliklerine göre belirleme anlayışına karşıdır.
- Kız veya erkek ayrımı yapılmamalıdır.
- Fiziksel özelliklere göre seçim yapılmamalıdır.
- İnsan yaşamı bir ürün kataloğu gibi görülmemelidir.
Her canın öz değeri bulunduğu vurgulanmaktadır.
11. Kadının bedenini ticari amaçlarla kullanmayınız
Bu bildirim insan bedeninin metalaştırılmasına karşıdır.
- Kadın yalnızca biyolojik bir araç değildir.
- Annelik satılan bir hizmet olarak görülmemelidir.
- İnsan bedeni ekonomik kazanç aracı haline getirilmemelidir.
Burada insan onurunun korunması hedeflenmektedir.
12. Doğan her çocuğa değer veriniz
Bu madde güçlü bir merhamet çağrısıdır.
- Evlilik içinde doğmuş olabilir.
- Tecavüz sonucu doğmuş olabilir.
- Fakir bir ailede doğmuş olabilir.
Doğum koşulları çocuğun değeri hakkında hüküm vermez.
Önemli olan onun nasıl yetiştirileceğidir.
13. Güçsüz olanı koruyunuz
Bu madde toplumsal sorumluluğu öğretmektedir.
- Yetimler,
- Hastalar,
- Yaşlılar,
- Yoksullar,
- Savunmasız kişiler
korunmaya layıktır.
Adalet yalnızca suçluya ceza vermek değildir; zayıfı korumak da adaletin parçasıdır.
14. Karar verirken öfke ile değil bilgelik ile hareket ediniz
Bu madde tüm bölümün anahtarlarından biridir.
- Öfke yanlış kararlar doğurabilir.
- Korku adaleti bozabilir.
- İntikam duygusu insanı yanıltabilir.
Bu nedenle kararların bilgi, tecrübe ve vicdan ile verilmesi öğütlenmektedir.
15. İnsan bedenine, ruha ve yaşama emanet gözüyle bakınız
Bu madde B15'in temel özeti gibidir.
- Beden emanet.
- Ruh emanet.
- Yaşam emanet.
İnsan bunların sahibi değil koruyucusudur.
Bu anlayış insanı hem kibirden hem de sorumsuzluktan uzaklaştırır.
16. Yaradan zulmü değil adaleti uygun görür
Son madde bütün bildirimin sonuç bölümüdür.
- Zulüm yerine adalet,
- Nefret yerine merhamet,
- İntikam yerine doğruluk,
- Ölüm yerine yaşamı koruma,
ilkeleri öne çıkarılmaktadır.
Bu nedenle B15'in merkezindeki ana düşünce şudur:
"Yaşam Yaradanın emanetidir. İnsan ise bu emaneti adalet, merhamet, bilgelik ve sorumlulukla korumakla yükümlüdür."
B15 bildirimi üzerinde daha derin düşünüldüğünde, yalnızca yaşamın korunmasıyla ilgili bir metin olmadığı görülür. Bu bildirim aynı zamanda insanın yetki sınırlarını, özgür iradesinin sorumluluğunu ve adalet-merhamet dengesini tanımlamaktadır.
B15'teki Üç Büyük Emanet
Bu bölümde üç emanet öne çıkmaktadır:
- Yaşam
- Beden
- Gelecek nesiller
İlk bakışta yalnızca yaşamdan söz ediliyormuş gibi görünse de aslında gelecek kuşakların korunması da amaçlanmaktadır.
Çünkü:
- Sadakat aileyi korur.
- Aile çocukları korur.
- Çocuklar toplumu korur.
- Toplum insanlığın devamını sağlar.
Böylece bireysel görünen davranışların toplumsal sonuçları olduğu öğretilmektedir.
B15 ve Yetki Sınırı
Bildirimin dikkat çeken yönlerinden biri şudur:
İnsana güç verilmiştir ancak sınırsız yetki verilmemiştir.
Örneğin:
- İnsan çocuk sahibi olabilir.
- İnsan tedavi uygulayabilir.
- İnsan karar verebilir.
Fakat:
- Yaşamın mutlak sahibi değildir.
- İnsan değerini belirleyemez.
- Kimin yaşamaya layık olduğuna karar veren makam değildir.
Bu nedenle B15'in altında şu ilke bulunmaktadır:
"Yapabilmek, her zaman yapmaya hak sahibi olmak anlamına gelmez."
B15 ve Bilim İlişkisi
Bazı inanç sistemleri bilime karşı dururken B15 farklı bir yaklaşım göstermektedir.
- maddede:
Bilgi sahiplerinin görüşlerini alınız.
- maddede:
Tıbbi yardım alabilirler.
ifadeleri bulunmaktadır.
Bu yaklaşımın sonucu şudur:
- Bilim düşman değildir.
- Tıp düşman değildir.
- Tedavi yöntemleri kullanılabilir.
Ancak bilim ahlakın yerine geçemez.
Bilim bir şeyin nasıl yapılacağını gösterebilir.
Fakat o şeyin yapılmasının doğru olup olmadığına tek başına karar veremez.
B15 bu noktada bilimi ve vicdanı birlikte kullanmayı önermektedir.
B15 ve İnsan Değeri
10 ve 12. maddeler birlikte okunduğunda güçlü bir ilke ortaya çıkar.
İnsan değeri;
- Soyundan,
- Irkından,
- Cinsiyetinden,
- Zenginliğinden,
- Doğum şartlarından,
kaynaklanmaz.
İnsan olduğu için değerlidir.
Bu anlayış, tarih boyunca ortaya çıkan birçok ayrımcılığı reddeder.
B15 ve Tecavüz Mağdurunun Korunması
6 ve 7. maddeler birlikte değerlendirildiğinde ilginç bir denge görülmektedir.
Birçok toplumda mağdur:
- Suçlanmıştır.
- Utandırılmıştır.
- Dışlanmıştır.
B15 ise tam tersine:
- Mağduru korumayı,
- Baskı yapmamayı,
- Ruhsal durumunu dikkate almayı,
istemektedir.
Bu yaklaşım cezayı mağdura değil suçluya yöneltmektedir.
Bu oldukça önemli bir adalet ilkesidir.
B15 ve Geleceği Bilememe İlkesi
- maddede:
O yaşamın geleceğini siz değil Yaradan bilir.
denilmektedir.
Bu ifade yalnızca gebelikle ilgili değildir.
Daha geniş bir anlam taşır.
İnsan:
- Bir çocuğun nasıl biri olacağını,
- Bir hastanın iyileşip iyileşmeyeceğini,
- Bir insanın gelecekte hangi iyilikleri yapacağını,
tam olarak bilemez.
Bu nedenle acele hükümler verilmemesi öğütlenmektedir.
B15 ve Merhametin Sınırı
Dikkat edilirse bildiride yalnızca merhamet yoktur.
Sadece merhamet olsaydı:
- Tecavüzcü cezalandırılmazdı.
Sadece adalet olsaydı:
- Mağdurun psikolojisi dikkate alınmazdı.
B15 ikisini birlikte istemektedir.
Bu nedenle metinde:
- Adalet,
- Şefkat,
- Bilgelik,
aynı anda bulunmaktadır.
B15 ve Güçlü Olanın Sorumluluğu
- madde aslında toplumsal bir görev tanımlar.
Güçlü olanlar:
- Bilgilerini paylaşmalıdır.
- Güçlerini koruma amacıyla kullanmalıdır.
- Savunmasız kişileri desteklemelidir.
Buradaki anlayış şudur:
Güç üstünlük kurmak için değil, korumak için verilmiştir.
B15 ve Karar Mekanizması
- madde tüm bölümün karar yöntemi gibidir.
Bir konuda hüküm verirken:
Önce bilgi,
sonra vicdan,
sonra adalet,
sonra merhamet
devreye girmelidir.
Öfke ve korku ise son derece tehlikeli rehberler olarak görülmektedir.
Çünkü:
- Öfke aşırı cezaya,
- Korku ise aşırı tavizlere,
sebep olabilir.
Bilgelik ise denge kurar.
B15'te Açıkça Yasaklanmayan Ama Ruhuna Aykırı Olan Davranışlar
Metnin genel ruhuna bakıldığında şu davranışlar da uygun görülmez:
- İnsan ticareti,
- Çocuk ticareti,
- Zorla evlendirme,
- Çocuk istismarı,
- Kadına şiddet,
- Savunmasız insanları sömürme,
- İnsan bedeninden kazanç elde etmeye dayalı istismarlar.
Çünkü bunların tamamı emanete zarar vermektedir.
B15'in Gizli Merkez Cümlesi
Bütün maddeler tek cümlede toplanacak olursa şöyle özetlenebilir:
"Yaşamı koruyunuz, insan onurunu koruyunuz, adaleti koruyunuz ve karar verirken hem bilimi hem vicdanı birlikte kullanınız."
Bu açıdan B15 yalnızca doğum veya kürtaj bildirimi değildir. Aynı zamanda yaşam etiği, aile etiği, beden etiği ve insan onuru bildirimi olarak da okunabilir.
Poves.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dilerseniz düşüncelerinizi ve sorularınızı aşağıdaki yorum kısmına bırakabilirsiniz.